Reklam
  • Reklam
Tırnaklı ekmek, kan şekerini yükseltiyor

Tırnaklı ekmek, kan şekerini yükseltiyor

Diyetisyen Duygu Yıldırım, tırnaklı ekmek olarak bilinen Şanlıurfa'nın fırın ekmeğinin aşırı tüketilmesinin kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltip düşürmesine neden olduğunu belirtti.

10 Eylül 2019 - 07:52

Türkiye'de en fazla ekmek tüketen illerin başında gelen Şanlıurfa'da, tırnaklı ekmek olarak adlandırılan fırın ekmeği, diğer ekmek türlerine göre ilk sırada tercih ediliyor. Her öğünde sofraların olmazsa olmazı olan tırnaklı ekmekten Şanlıurfalılar vazgeçmezken, Özel ŞANMED Hastanesinde hizmet veren Diyetisyen Duygu Yıldırım, beyaz undan yapılan tırnaklı ekmeğin insan sağlığına etkisine dikkat çekti. Yıldırım, beyaz undan yapılan ekmek çeşidi olan tırnaklı ekmeğin kan şekerini hızlı bir şekilde yükselttiği ve  bu ekmeğin aşırı şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.
 
'Su tüketiminin aşırı derecede olması böbrekleri yoruyor'
En sıcak illerin başında gelen Şanlıurfa'da, sıcaklıkların insanları bunalttığını ve sıcaklıktan nasıl korunacağı ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Diyetisyen Duygu Yıldırım, "Yaz aylarında artan sıcaklıkla beraber vücudumuza çok daha fazla sıvı potasyum ve sodyum gibi önemli mineralleri kaybetmeye başlıyoruz. Vücut ısımız artmaya başlıyor ve metabolizmamız bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. Artan sıvı kayıpları ve mineral kayıplar ile beraber baygınlık hissi, bulantı gibi halsizlik problemlerde baş gösterebiliyor. Özellikle bu sağlık probleminden etkilenen gruplar 65 yaş üstü özellikle evde tek yaşayan yaşlılar hamileler ve 4 yaşından küçük çocuklar. Özellikle yaz aylarında sıcak havalarda dışarıda çok fazla vakit geçirmemeye dikkat edilmeli. Yaz aylarında temel nokta su tüketimimiz olmalı, hepimiz artan sıcaklıkla beraber sık ihtiyacımızın arttığını biliyoruz. Su tüketimi önemli bir konudur. Çünkü yeteri kadar su içmezsek fazla baş ağrıları yaşayabiliriz. Konsantrasyon bozukluğu, görme bozuklukları yaşayabiliriz. Bulanık görme gibi problemler oluşabilir. Bu yüzden günde en az 2,5 litre su tükettiğimizden emin olmalıyız. Bazen çok su iç deyince kişiler 4 litre 4,5 litre kadar çıkabiliyorlar. Fazla su aldığınızda da vücudunuz ödem tutacaktır ve böbreklerimiz haddinden fazla çalıştığı için böbreklerimizi gereksiz yere yormuş olacağız." dedi.
 
İnsan sağlına dikkat etmenin yolunun kahvaltıya önem vermesinden geçtiğini dile getiren Diyetisyen Duygu Yıldırım, "Beslenme, sağlıklı yaşam her mevsimde hayatımızın temel noktası olmamalı. Fakat yaz aylarında ölü saatlerimiz gecikmeye başlıyor. Bu gecikme ile beraber çoğu zaman ürün atmaya geliyoruz veya ürünlerimizin arasındaki süre olması gerekenden daha az kavuşuyor. Bu da her iki türlü vücudun daha fazla yağ depolanmasına sebebiyet veriyor ve kilo alma konusu maalesef kış aylarında olduğu kadar yaz aylarında da görülebilen bir sorun olarak karşımıza çıkabiliyor. Peki biz bu yaz aylarında hem sıcaklığın getirdiği o kötü etkiden korumak hem de sağlıklı yaşayabilmek adına neler yapmalıyız; sağlıklı beslenme kuralları olarak en çok hangi noktalara dikkat etmeliyiz? Kahvaltıya önem verilmeli. Uyanır uyanmaz ilk 1 saat içinde bitirmemiz gerekiyor. Çünkü metabolizmamız ne kadar erken sağlıklı bir şeyler yemeye başlarsa, o kadar çok çalışıyor ve bağırsak sisteminizde midemiz de bir o kadar rahat çalışmış oluyor. Kahvaltıda alerji sorunu yaşayanlar, özellikle yumurta konusuna dikkat etsin. Her gün yumurta tüketmesine gerek yok. Üç günde bir yumurta tüketmesi yeterli olacaktır. Yumurta alerjisi olanlar için önceliğimiz az yağlı peynir, yarım yağlı süt, yarım yağlı yoğurt gibi kalsiyum kaynakları olmalı. Domates, salatalıktan mevsim ve yüzde 90'nı su. Özellikle domatesin antioksidan özelliği de yüksek yani vücudumuzdaki toksik maddelerden kurtulmamıza destek oluyor, kanı temizliyor, cildi güzelleştiriyor ve lif oranı yüksek olduğu için bizim için olmazsa olmaz taze sebzelerin başında yer alıyor." diye konuştu.
 
'1 fırın ekmeği 8 dilim kepekli ekmek demektir'
Beyaz undan yapılan ekmeği tüketmede dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Yıldırım, "Kahvaltıda kan şekerimizi hızlı yükseltip düşüren beyaz undan yapılan ekmeklerden uzak durmalıyız. Yani Urfa tabiriyle fırın ekmeğine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü fırın ekmeği çok fazla tükettiğimizde ki çeyrek fırın ekmeği, ortalama 2 dilim kepekli ekmek demektir. Bizim için biz bir tane ekmek yediğimizde aslında yaklaşık 8 dilim kadar ekmek yemiş oluruz. Bu da kan şekerimizin çok hızlı yükselmesine ve akabinde çok hızlı bir şekilde tekrar dengeleyebilmek için düşürmesine sebep oluyor. Aradaki o dengesizlik bize halsizlik konsantrasyon bozukluğu olarak yansıyor ve tabii ki verdiği kaloriden dolayı da aldıracak yok cabası.  Bu nedenle fırın ekmeği yerine kepekli çavdarlı, tam buğday unundan yapılan ekmekleri tercih etmemizde fayda sağlayacaktır." şeklinde konuştu. 
 
'Yemekler hayvansal yağlarla değil, zeytin yağı ile pişirilmeli'
Yaz sıcaklarında yağlı yemeklerden uzak durulması gerektiğini sözlerine ekleyen Diyetisyen Yıldırım, "Yemeklerimizi hayvansal yağlarla değil, bitkisel yağlarla, zeytin yağı gibi yağlarla özellikle pişirmeye dikkat etmeliyiz. Bu süreçte yaz aylarında özellikle çok yağlı ağır yemekler yerine daha çok buğulama, haşlama, ızgara gibi daha sağlıklı yöntemlerle pişirdiğimiz yemekleri tercih etmemiz gerekiyor.  Mevsimin getirdiği o yorgunluktan kurtulabilmek ve yeterli oranda vitamin ve mineral açığımızı kapatabilmek için günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimi de çok önemli. Bazen meyvenin ölçüsü ortalama örnek verecek olursak, bir küçük boy elma, bir orta boy portakal, bir ince dilim karpuz veya kavun bizim için bir porsiyon meyveye eşdeğer sayılmalı ve günde 3 porsiyon meyve geçmemeye dikkat etmeliyiz. Kalan açığı da bol bol taze sebze ile doldurursak, her mevsimde yeteri kadar vitamin ve mineral almış olacağız vücudumuza. Tatlı konusu da çok önem arz eden bir konudur. Genelde hamur işi yağda pişen tatlıları, şerbetli tatlıları seviyoruz. Fakat özellikle yaz aylarında onlar bizi çok daha kötü etkileyecek. Hem verdiği kalori itibariyle hem de sonrasında oluşturacağı rehavet itibariyle hayat kalitemizi düşürecektir. Onun yerine meyvelerden yapılan tatlılar, dondurma sütlü tatlılar gibi daha hafif seçenekler çok daha kıymetli ve doğru seçenekler olacaktır." ifadelerini kullandı.
 
'Besin zehirlenmeleri yaşanmaması için açık ürünler tüketilmemeli'
Yaz aylarında açık satılan ürünlerde mikroorganizmaların daha hızlı yürüdüğünü ve bu nedenle gıda zehirlenmelerine yol açtığına dikkat çeken Duygu Yıldırım, "Yaz aylarında maalesef besin zehirlenmeleri çok daha sık görülüyor. Çünkü mikroorganizmalar sıcak ortamda çok daha hızlı bir şekilde yürüyebiliyor. Bunu önlemek için ne yapmamız gerekiyor? Özellikle açıkta satılan yemeklerden, ürünlerden uzak durmamız gerekiyor. El hijyenimize mutfakta el hijyenimize çok dikkat etmeliyiz ve kullandığımız yemeklerde kullandığımız taze sebze ve meyveleri çok iyi bir şekilde yıkadığımızdan emin olmalıyız. Önemli olan bir noktada potansiyel risk, yani zehirleme oranı, bozulma oranı yüksek olan potansiyel riskli besinlerden uzak duracağız.  Et, tavuk gibi ürünler, balık, süt ve yumurta gibi ürünleri taze almamız ve uygun koşullarda muhafaza etmemiz de çok önemli bir nokta." sözlerine yer verdi.
 
'Bebeklerde ve çocuklarda Rota virüsü çok fazla görülebiliyor'
"Yaz aylarında özellikle çocuklarda, bebeklerde Rota virüsü çok fazla görülebiliyor ve şiddetli ishal ve sağlık problemlerine sebep olabiliyor." diyen  Diyetisyen Duygu Yıldırım, "Bu konuda da yine el hijyenine ve taze sebze meyveleri iyice yıkayarak tüketmeye özen göstermesi gerekiyor. Su tüketimi özellikle yaz aylarında spor yapanlar için çok daha önemli bir konu haline geliyor. Çünkü vücut ne kadar çok su atarsa, o kadar fazla terler ve terledikçe de yorulma ihtimali bir o kadar çok artar. Yani yapılan sporun verimi de düşecektir ve bunaltacaktır. Spora olan performansınızda ve zihinsel olarak da spora olan enerjinizi düşürecektir. Bu yüzden spora başlamadan yarım saat önce oda sıcaklığında iki bardak su içmeniz çok önemli ve spor yaptığınız süre boyunca her yarım saatte bir 2 bardak su içilmelidir. Özen gösterirseniz bu sıvı açığının önüne geçmiş olacaksınız. Özellikle spor yapanlarda veya açık alanda çalışıp çok fazla ter kaybedenlerde her gün bir veya maksimum iki tane sade mineralli doğal su içmemiz gerekiyor. Terle kaybettiğimiz mineralin açığını kapatmak için ona ulaşılamayanlar, ayranı da gün içerisinde tüketerek mineral açığını kapatabilir." sözlerinin altını çizdi.
 Bülent Karaca / Urfa Değişim

Kaynak: urfadegisim.com
Bu haber 4796 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Urfaspor’dan lisans açıklaması
Urfaspor’dan lisans açıklaması
Karaköprü’de hedef, ilk maçta galibiyet
Karaköprü’de hedef, ilk maçta galibiyet