Tarladan sofraya isot yolculuğu

Şanlıurfa'nın vazgeçilmez baharatlarından olan isotun kavurucu sıcak altında tarladan sofraya uzanan uzun ve zahmetli serüveni devam ediyor.

Tarladan sofraya isot yolculuğu
18 Ekim 2021 - 09:32

İlkbahar'da ekilen, Ağustos ayının ortalarında hasat edilmeye başlanan isotlar, dallarından kırmızı rengi aldıktan sonra tek tek toplanılıyor.

İsotun tarladan sofraya kadar olan zahmetli yolculuğuna Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’de katılarak kadın işçilerle birlikte tarlada isot topladı.

Kadınlar tarafından toplanan Tescilli coğrafi işaret ürünü olan isot, kavurucu sıcak, isot acısı eklenince çalışanları bir hayli yoruyor, isotlar elle parçalanıp makineden geçirilerek boş alanlara serilen naylonların üzerinde kavurucu sıcakta bir süre bekletiliyor.

İsotlar saplarından ayrılıp çekirdeklerinden temizlendikten sonra Kadınlarla birlikte Büyükşehir belediye başkanı Zeynel Abidin Beyazgül tarafından makinede öğütülüp güneşe bırakılarak isot reçeli (isot salçası) yapıldı.

Güneşte tamamen kuruması sağlanan isotlar, rengi koyulaştıktan sonra kadınlar tarafından tahta tokmaklarla dövülerek pul biber haline getiriliyor.

Kırmızı, mor ve siyah rengine göre çeşitli işlemlerden geçirilen uzun ve zahmetli işlemler sonrası tezgâhlara ve sofralara ulaşan isot, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderiliyor.
İsotun şifa kaynağı olduğunu anlatan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, ‘’Dünyanın en lezzetli isotu biz bunu iddia ediyoruz. Yine bir iddiamız daha var, çiğköfte ile buluştuğunda dünyanın en güzel çiğköftesi ortaya çıkardığı isot. İşte şimdi bunun hasadını yapıyoruz. Bu hasat önce buradan koparılan isotlar daha sonra temizlenerek kurutmalara veriliyor, kurutmadan sonra da pul biber haline getiriliyor ve bir kısmı da biber salçası Urfalılar isot reçeli der niye isot reçeli denir, her zaman tatlı şeylere isot reçeli denir Urfalılar bilmeyerek demiyorlar bunu. Bunun kaysı reçeli var, çilek reçeli var, vişne reçeli var ama bu da onlara o kadar tatlı gelmiş ki bunun da adını isot reçeli koymuşlar.”dedi

“İSOT RENKLERİ ÖZGÜNDÜR, TATLARI ÖZGÜNDÜR”
Beyazgül, ‘’Şanlıurfa’nın çiğköftesinin taklitleri bile çok güzel oluyor. Ama aslını yemek için Şanlıurfa’ya gelmek lazım. Urfalıların her biri kendi isotunu kendi evine özgün olarak çıkarırlar. Renkleri özgündür, tatları özgündür. Sonra Urfalılardan isot istediğinde ödünç benden isot istemede başka ne istiyorsan iste derler. Çünkü o isot ona özgündür ve bir yıl boyunca bunlar sofralarımızı lezzetlendirir. Ama Urfa isotu tanındıktan sonra başka illere de çokça gönderilmekte şu anda nihayet ihracatı da inşallah kısa sürede yapılacaktır. Çünkü dünyada bu isot tanındıkça insanlar tanıdıkça bunun farklı olduğunu görüyorlar. Farkı nerde aynı tohumu alıp götürseniz başka yerde ekerseniz bu lezzeti bulmak mümkün değil.

“ İSOTUN BİR ÖZELLİĞİ DE İŞTAH AÇICI”
Bu lezzeti bulmak için Hz. Adem’in çift sürdüğü bu toprakların olması lazım ve güneşin yakıcı olması lazım ve suyun Fırat’tan alınması lazım işte bu üç şey Şanlıurfa’da var. Bu nedenle de, bu isotlarımız çok farklı lezzetli ve dünyanın en tatlı acısı dediğimiz isot. Şanlıurfalılar öyle sever ki bu isotu ilçelerimizle birlikte kastediyorum sabahleyin hemen fırına verir 3-5 taneyi sabah başlar yemeye akşam öğle bu isotlarla çeşitli vesilelerle buluşur. Bu isotun bir özelliği iştah açıcı bir diğer özelliği de mideleri rahatlattırır, mideleri rahatsız etmez. Bilakis şifa kaynağıdır. Geçen gün şöyle sağlık bakanımız ifade etmişti, ‘’koronada Urfa rengi o zaman henüz kırmızı idi henüz turuncuya dönmemişti. Urfalılar bu yalnızlık size yakışmıyor demişti, bende şöyle sesleneyim Urfalılar bu isot bizim şifa kaynağımız deyip aşı olmamazlık olmaz. Aşımızı olacağız isotumuzu da yiyeceğiz.


“TOHUMUNU BAŞKA YERDE EKİLSE DE BU İSOT ELDE EDİLEMEZ”
Organik ama etli bir isot türü farklı bir isot türü ve bunu acısı çok keskin bir acı değil ve tatlı bir acı diyoruz buna. Keskin bir acısı yok biz görüyoruz bu tohumları başka yere götürenler bu isotu elde edemiyorlar. Bu toprağın, bu güneşin ve bu suyun olması gerekiyor ve Urfa'dan başka yerde bunlar yok." İfadelerinde bulundu.

isot tarlasında çalışan Hüseyin Kaya:" Tarladan toplayıp sonra temizledik sonra makineden geçirip tepsilerde kurutup reçel haline getirdik. Bu reçeli isteyenler yumurta ile yiyebilir isteyen ekmeğe sürüp yiyebilir. İsot reçeli sadece Urfa'da bulunur yumurta ile yağda kızartılıp yiyilebilir. Biber reçeli, tamamen Urfa’ya has bir lezzet ve kahvaltı sofraların vazgeçilmezlerin arasında yer almaktadır." şeklinde konuştu.

Abdulkadir Çelikcan / Urfa Değişim

Haberin videosu
 

# Şanlıurfa# isot# reçel# isot reçeli# zeynel abidin beyazgül

YORUMLAR

  • 0 Yorum