’Tarım kalkınmazsa Türkiye kalkınamaz’

'Tarım kalkınmazsa Türkiye kalkınamaz'

Şanlıurfa Ziraat Odası Başkan Ahmet Eyyüpoğlu, dolu yağışları nedeniyle rekoltenin yüzde 30 oranında düştüğünü, fıstığa destek verilmemesi nedeniyle çiftçilerin mağdur olduğunu, borcunu ödemeyen çiftçilerin hesaplarına bloke konduğunu, Hobi Bahçeleri yerine ‘Tarım Daire Başkanlığı’ kurulmasını, enerji desteğinin yükseltilmesi ve artan mevsimlik işçi sorunu gibi birçok konuya gazetemiz aracılığıyla değindi. Eyyüpoğlu, “Herkes iyi bilmelidir ki tarım kalkınmazsa Türkiye kalkınamaz” dedi.

15 Temmuz 2020 - 12:01

Her yıl yüzbinlerce mevsimlik tarım işçisinin Şanlıurfa’dan farklı illere gittiği tarım şehri ilimizde tarımın neden geride kaldığı ve çiftçilere yeterince destek verilmemesi nedeniyle üretimde dalgalanmaların yaşandığı Urfa’da Şanlıurfa Ziraat Odası Başkan Ahmet Eyyüpoğlu, tüm bu olumsuzlukların önüne geçmek için bir takım tavsiyelerde bulundu. Eyyüpoğlu, dolu nedeniyle mağdur olan çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, 20 yılda yetişen fıstığa alan bazlı destek verilmesi gerektiğini, pamukta enerji desteğinin artırılması ve Hilvan, Siverek Karakeçili ve Viranşehir bölgelerinde 2 milyon 500 dönüm projesinin bir an önce bitirilmesi gerektiğini kaydetti.
 
Dolu yağışları rekolteyi düşürdü
Rekolteyi çok yüksek beklediklerini kaydeden Şanlıurfa Ziraat Odası Başkan Ahmet Eyyüpoğlu, “Ancak üç defa doluya yakalandık. Özellikle Bozova, Karaköprü Hilvan ve Halfeti ilçelerimizde dolu yüksek zarara sebep oldu. Dolu en az %30 oranında rekolteyi düşürdü. Gaziantep ticaret odasının açıkladığı 150 bin tondan daha fazla 200 bin ton beklentimiz vardı. Dolunun verdiği zarar için devletimiz hasar tespitini Valilik ve kaymakamlıklar nezdinde yapıp Ankara’ya gönderdik, inşallah yakın zamanda sonuç alınır ve gelen paralar çiftçilerimizin hesaplarına aktarılır. Bu konuda büyük beklenti içindeyiz, çiftçilerimizin bu zararının devlet tarafından karşılanacağını umuyoruz. Dolu eğer zarar vermeseydi 200 bin ile 300 bin ton arasında bir beklentimiz vardı. Dolu sadece bu senenin değil, karagözlere zarar verdiği için önümüzdeki senenin de rekoltesine etki edecektir.” ifadelerini kullandı.
 
 
“Fıstığa destekleme için çalışma yürüttük”
Üç yıl boyunca fıstığa destekleme verilmesi çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Eyyüpoğlu, konuyu dönemin Bakanı Fakıbaba’ya ilettiklerini ancak projenin hayata geçmediğini belirterek, “Eskiden İyi tarım eli adı altında çiftçiye destek verilirdi. Ancak bu kesilince dönemin bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile alan bazlı verilmesi için konuştuk, ama bu proje hayata geçmedi. Bir fıstık ekildiği zaman ancak 20 yılda tam verim alınabiliyor. Bu süre içinde çiftçi mazot ve gübre gibi ihtiyaçları için destek alamıyor, alan bazlı da alamıyor. Hem yetiştirelim deyip hem destek vermemek çiftçiyi zor durumda bırakıyor. İnşallah alan bazlı bir destekleme önümüzdeki senelerde çıkar, çünkü fındığa ve incire veriliyor. Daha önce de bu konuyu dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarmıştık. O dönem bakan olan Mehdi Eker fındığın zor şartlarda yetiştiğini insanların bellerine ip bağlayarak hasat yaptığını aktardığında bende fıstığı eken ürün alamıyor ancak çocukları alabiliyor, çünkü 20 yılda yetişiyor demiştim. Bu konuda başbakan bana hak vermişti. Fıstık üreticileri bu konuda mağdurdur çalışma bekliyoruz” dedi.
 
“Hububatta verim çok iyiydi”
Eyyüpoğlu, Hububatta üründen çok memnun kaldıklarını kaydederek  şunları söyledi, “Yaşım ellidir böyle bir verim görmedim. Dönüm başına ton alan çiftçilerimiz oldu, verim çok güzeldi. Maliyetler çok yüksek olsa da elde edilen verim açığı kapattı. Gübre mazot ve elektrik pahalı olmasına rağmen verim sevindirdi. Hububat ekimi yapan çiftçiler süreçten memnun şükürler olsun.”
 
“Borcunu ödemeyen çiftçilerin hesaplarına bloke kondu”
Tarım bakanlığı ile yapılan sözleme gereği yılda bir ödeme olmak şartı ile borcunu ödemeyen çiftçinin hesaplarına bloke konulduğunu söyleyen Başkan Eyyüpoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü, “Borç ödeyenler için bir sıkıntı yok. Bir konuda şanlıyız, yapılan bu işlem yılda bir yapılıyor. Bazı illerde hesaplara bloke konulması ile ödeme aylık bazda da yapılıyor. Ancak bu yüksek elektrik fiyatı ile üretim yapmamız mümkün değil, bakınız Mardin ve Kızıltepe bölgesi enerji ile sulamayı bıraktı. Devletin enerji ile sulamaya %65 desteği vardı, bu destek %30’a düşürülünce çiftçinin enerji ile sulama yapması söz konusu değil. Biz devletimizden tek bir şey istedik güneş enerjisi sistemini biz kuralım dedik. Yaz aylarında nu sitemlerle sulama yapalım, kış aylarında ise enerjiyi devlete satalım, borçlara mahsup edilsin. Şimdiye kadar bakanlığa iletmiş olduğumuz bu talebe herhangi bir cevap alamadık.” dedi.
 
“Hobi bahçeleri yerine ‘Tarım Daire Başkanlığı’ kurulsun”
Hobi bahçeleri yerine ‘Tarım Daire Başkanlığı’ kurulması gerektiğini ifade eden Eyyüoğlu, Belediye yetkililerine şu sözlerle seslendi; “Ben hobi bahçelerinin yapılacağına inanmıyorum. Bunları yapmak yerine daha yararlı işler yapılabilir. Mesela Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ‘Tarım Daire Başkanlığı’nı kurmuş, bu daire küçük çiftçilere yılda 6 milyon gibi bir rakam destek verdi. Bu konuyu Zeynel Başkanımızla da görüştük, inşallah böyle bir Tarım Daire Başkanlığı kurulursa ve küçük bütçeli tarım yapan çiftçilerimize destek verilirse çok makbule geçer. Bu uygulama hobi bahçelerinden daha faydalı olur.” sözlerine yer verdi.
 
“2 milyon 500 dönüm projesi tamamlanırsa göç azalır”
170 bin Urfalının başka illere mevsimlik işçi olarak gittiğini vurgulayan Eyyüpoğlu, Sürekli olarak Urfa’nın tarımın başkenti olduğunu söylüyoruz. Buna rağmen resmi rakamlara göre 170 bin vatandaşımız başka illere çalışmaya gittiğini belirtti.  Eyyüpoğlu, “Gidişlerin fazla olmasına etki eden bazı faktörler var; örneğin pamuk ekimi yapanlar için üç yıl aralıksız ekim yapanlara desteleme verilmemeye başlandı. Bu da pamuk üretimini %50 oranında düşürdü. Pamukta çalışacak olan kitlede otomatik olarak başka illere çalışmaya gitti. Diğer bir faktör enerji pahalı olunca üretim yapacak kişiler işçi olarak göç ediyor. Mesela geçtiğimiz hafta kaza yapan işçilerimiz kuyularını kapatıp çalışmaya giden çiftçilerimizdir. Pamuk işsizliği önleyen bir ürünümüz, on kalemden fazla devlete katkısı var. Ancak her nedense Fakıbaba zamanında sınırlama getirildi, buda çiftçiyi söz durumda bıraktı. Yıllardan beri GAP diyoruz, GAP projesinin ancak yarısı tamamlandı. Hilvan Siverek Karakeçili ve Viranşehir bölgelerinde 2 milyon 500 dönüm projesi ve zemin etütü yapılmış ihale aşamasındadır. Eğer bu iki milyonu aşan bölgede çalışmalar tamamlanırsa inanıyorum ki 170 bin değil en fazla 50 bin hemşerimiz başka illere çalışmaya gider. Bir an önce bu projenin bitmesi gerekiyor, bittiği zaman işsiz ordusu dışarıya akın etmez. Özellikle merkez ilçe belediye başkanlarımıza seslenmek istiyorum. Karaali bölgesinde sera kursunlar, her biri bin işçi çalıştırırsa 3 bin vatandaşımıza iş imkânı doğar. Tarımın başkenti olarak tarım yönelmemiz gerekiyor. Herkes iyi bilmelidir ki tarım kalkınmazsa Türkiye kalkınamaz. Türkiye tarım ülkesidir, bu gerçek salgın süreciyle bir daha gün yüzüne çıktı.” şeklinde konuştu.
 
“Merkez Sulama Birliğinin 3 milyon borcu var”
Eyyüpoğlu sözlerine son verirken Bozova merkez sulama birliğinin biran önce açılması gerektiğini ve Urfalı vekillere bu konuda görev düştüğünü belirterek, “Bozova merkez sulama birliğinin yaklaşık 3 milyon borcu bulunuyor. Daha önce Cumhurbaşkanımız 86 milyon sulama birliklerine ait borcun kapatılmasını sağladı. Bu borçlar genelde Bağkur ve Tedaşa olan borçlardı. Bozova merkez sulama birliğine ait borç o dönem vekillerimize iletmemize rağmen hala bir sonuç alamadık. Bu tesise ait borcun da bir an önce kapatılıp, Tesisin DSİ’ye devredilmesi ile sulamaya başlaması gerekiyor. Çünkü büyük bir alanın sulanmasına katkı sağlayacak bu tesisin çalışmaması ekonomi için büyük bir kayıptır. Bu konuda Ankara’daki vekillerimize görevler düşüyor.” dedi.

Mehmet Halhalli / Urfa Değişim

Kaynak: urfadeğişim
Bu haber 1164 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Koronavirüs yüzyıllık gelenekleri değiştirdi
Koronavirüs yüzyıllık gelenekleri değiştirdi
Demirkol: Suçların temelinde ekonomik problemler var
Demirkol: Suçların temelinde ekonomik problemler var