Tarak deyip geçmeyin! Her derde deva

Kemikten saç tarak, kaş tarak, sürmelik, likit, masaj aleti ve keratin yapılıyor. Bin bir emek ve aşamadan sonra elden edilen bu ürünler sağlığa faydalı olduğu biliniyor.

Tarak deyip geçmeyin! Her derde deva
05 Şubat 2021 - 12:40
Rızvaniye Külliyesinde kemikten saç tarak ve kaş tarak gibi ürünler yapan tarak ustası Mustafa Çaycı, kemikten yapılan tarakların saçta kepeklenme, kırılma, elektriklenme, kaşıntı, egzama ve saç dökülmesine karşı koruduğunu söyledi.

2017’de tarak mesleğiyle tanıştım
2017 yılında eski Urfa Valisi olan Güngör Azim Tuna’nın bir tarak ustasını Urfa’ya getirmesiyle bu sanatla tanıştığını söyleyen Mustafa Çaycı, “Bu sanat uzun süre doğu tarafında yapılmıyordu. 2017 yılında bu sanat Urfa’ya kazandırılması ile öğrenciler ders almaya başladı. Yaklaşık 2 yıl eğitim aldıktan sonra Rızvaniye külliyesinde bu mesleği icra etmeye başladım. Bu sanatı yapmama vesile olan o dönemin valisi Güngör Azim Tuna ve ŞURKAV öncülüğünde bu sanatı yapmaya başladık ve devam ediyoruz. Benden sonra da bu sanatı yaşatmak adına gelecek nesillere aktarmak için öğrenciler yetiştiriyorum” dedi.

Neden kemik tarak kullanmak gerekiyor?
Kemikten yapılan tarakların faydalarını sıralayarak konuşmasını sürdüren Çayçı, “Kemik tarak deyip geçmeyelim önce bir geçmişe bakacaksın. Bu sanat dünyaya mal olmuş bir sanat. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat artık şu anda Türkiye’de ki aktif olan birkaç ustadan biri benim. Kemik tarak dediğimiz de saçta kepeklenme kırılma elektriklenme yapmaz. İnsan vücuduna en yakın kemik taraktır, saçta kepeklenme, kırılma, elektriklenme, kaşıntı, egzama ve saç dökülmesine karşı korur. Plastik tarak saçta elektrikleme bakteri yapar düşünün dışarıda ki kablo bir birine değdiği zaman ne olur, kopar saçta öyledir. Sadece saç çıkması, saç dökülmesi olarak düşünmeyin illaki bir tarak kullanmak gerekiyor ama bunun plastik tarak olmaması lazım. Birde böyle düşünün dünyaca ünlü şampuanlar çıktı ama hiç birinin bir faydası yok en iyi şampuanı en iyi sabunu kullansanız bile size fayda etmez!” ifadelerini kullandı.

Her tarağın ayrı bir işçiliği var
Her tarağın ayrı bir işçiliği olduğunu söyleyen Çayçı, “Koç boynuzunun en önemli özeliği parmak izi gibi olmasıdır. Örneğin her bir tarağın kendine göre bir özeliği vardır. Boynuza baktığımızda ne renk çıkacağını bilemeyiz. Rengi acık olan bu boynuzu ateşe veriyorum, daha sonra çarka vuruyorum. Bu işlemlerden sonra asıl rengi ortaya çıkıyor. Gördüğünüz gibi bu kahverengi, bu siyah ve gök kuşağı renkte bir renk ortaya çıkıyor. Yani renklerini bu şekilde kendi belirliyor.  Her bir tarağın ayrı bir işçiliği vardır. Örneğin saplı tarak ya da ince dişli tarak hepsi bir birinden farklıdır parmak izi gibi düşünün nasıl ki parmak izi birbirine benzemez bunu da o şekilde düşünün.

“Kaş tarağı gözde gelincik çıkmasına engel oluyor”
Tarakların özellikleri hepsi aynı sadece renk farkı var. Ben burada çeşitlendirme olarak sadece saç tarağı dışında kaş tarağı, üretimi kendi kafamda tasarlayarak bunun dışında kozmetik alanda da şöyle bir göz sürmesi aparatı ve likit olarak kullanılan aparatlar üreterek çeşitleri kendim yaptım. Tamamen benim tasarımlarım ve göze faydası oldukça çok gözdeki gelinciklerin çıkmasına engel olur. Bunun dışında Ortadoğu’da kemikten yapılma masaj aletleri var.  Bunlar yüzdeki kırışıklıkların giderir, kan dolaşımını hızlandırır. Bunun dışında birde vücut için masaj aletleri üretildi. Kol, boyun, mesaj yapılıyor bütün ağrıyı alıyor. Kan dolaşımını hızlandırıyor ve aynı zamanda bu aparat tene temas etiği zaman kötü enerjiyi çekilmesine yardımcı oluyor” dedi.

Kemiğin tarağa gelme süresi 2 yıl
Bir kemiğin tarağa gelme süresinin yaklaşık 2 yıl olduğunu belirten usta Çayçı, “Bu ürünlere daha çok dışarıdan ve yurt dışından talep çok oluyor. Yurt dışından sipariş çok alıyorum. Yerli halkımızın, çok fazla ilgisi yok. Örneğin bir tarağa 30 lira dediğimizde 5 lira fiyat vermesi fazla değer vermediği anlamını çıkarıyoruz. Maalesef, halkımız sanat konusunda ilgisiz, el sanatının fiyatı olmaz ama bu elimde ki tarağın fiyatı 200 lira ama biz burada 30-50 liraya satıyoruz. Emeği çok fazla bir boynuzun tarak haline gelmesi için 2 yıl beklemesi gerekiyor, makineden geçiyor, çarka vuruluyor ve bu dişler tek tek elle açılıyor. Çok emek isteyen bir meslek. Tabi bizim buradaki asıl amacımız usta kendi mesleğini icra edecek öğrenci yetiştirecek ve gelen misafirlere tanıtmak. Ticari anlamda biz de evimize ekmek götürmek zorundayız ve ekmeğimizi çıkarmak zorundayız ama bunu abartmamak şatıyla yapıyoruz”

Keratin bakım deniliyor öyle bir şey yok! 
Keratinin kemik tozundan yapıldığına dikkat çeken Çayçı, “Doğal olan ürünleri kullanın. Eski insanlarımız tek bir sabun kullanır ve kemik taraktı saç dökülme sorunu yoktu.  Şöyle de bir örnek vereyim bir kuaföre gidiyorsun, Keratin bakım deniliyor öyle bir şey yok! Keratin dediğimiz kemiğin tozunda oluşan bir maddedir. Ayak tırnağının aynısıdır buna en yakın koç boynuzuyla yapılır. Kimyasal değildir. Hiç bir zaman erimez ayakta, tırnakta ve koç boynuzundan olur. Kemik tozundan oluşan ve şu gösterdiğim ancak yüz taraktan çıkan tozdur, oldukça kıymetli saçı besler saçı uzatır dökülmeyi önler. Bunun yanı sıra beyine giden kanı dolaşımını hızlandırır aynı zamanda doktorlarda tavsiye etmektedir. Kemik tarak kullanmasını tavsiye ediyor.  En iyi en doğal şampuanı kullansan bile plastik tarak saçına zarar verecek.”

“Çeyiz sandığının olmasa olmazlarıydı kemik tarak”
Kemik tarağın geçmişten gelen kültürümüz olduğunu söyleyen Çaycı, “eski zamanlarda bir gelinin çeyiz sandığında olmasa olmazları arasında kemik tarak bulunurdu. Urfa’da eskiden Kemal hoca, Bakır hoca vardı, onlar yapardı. Onlardan sonra maalesef yapan kalmadı. Bu bayrağı ben devir aldım artık benden sonrada yetiştirdiğim çıraklar halk eğitim merkezinde yetiştirdiğim öğrencilerim devam edeceklerdir. Bozova Hak eğitim merkezinde kurs veriyorum. Kemik tarak mesleği alanında öğrenciler yetiştiriyorum. Bozova Halk Eğitim Müdürümüz Sait Boybay ve Müdür Yardımcısı Mehmet Taşdemir sağ olsunlar kendileri benden istemeleri üzerine ilçede de bu sanatı öğretmek istedik. Merkezdeki imkânları ilçelerimize de aksettirmek gerekir diyerek bu işe giriştik.”

Birçok ilde fuarlara katıldığını söyleyen Çaycı,  Hollanda ve Almanya’daki fuarlara ise koronavirüs nedeniyle katılamadığını söyledi. Çaycı, mesleklerine ve kültürlerine sahip çıkan Şanlıurfa Valiliği ve Bozova Halk Eğitim Merkezi Müdürü Sait Boyboy ve Mehmet Taşdemir teşekkür ederek, tarihimize kültürümüze ve geleneklerimize sahip çıkalım ve gelecekteki kuşaklara da yaşatalım diyerek sözlerine son verdi.
Bu haber 73 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum