Sanat Sokağı adını yansıtabiliyor mu?

Büyükşehir Belediyesi, Beykapısı surlarında Kültür ve Sanat sokağını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin katılımıyla gerçekleştirdi. Ancak bugün Sanat Sokağı’nda sanata dair izlenimler yansıtılmıyor. Usta gazeteci Ferhat Özer ve gazeteci Rıdvan Ortakaya kent sanatı ve sokağını gazetemize değerlendirdi.

Sanat Sokağı adını yansıtabiliyor mu?
12 Aralık 2020 - 11:55 - Güncelleme: 12 Aralık 2020 - 12:05
Sanat sokağı denilince duvarlarına ressamların  çizimler yaptığı, Müzisyenlerin yer aldığı, Zanaatkarların, bakırcıların, hattatçıların ve demirci ustalarının bir arada olduğu bir sokak akla geliyor. Ancak kent merkezinde bulunan Sanat Sokağ’ında bunların izleri yok.

Zengin kültürel tarihi ve mimari yapısı ile birçok şehrin imrendiği Şanlıurfa’da sanata hakkedilen değerin verilmediğini söyleyen Usta gazeteci Ferhat Özer ve gazeteci Rıdvan Ortakaya , Sanat Sokağı ve Kent estetiği hakkında değerlendirme de bulundular.


Şanlıurfa her yönüyle tarih kokuyor
Tarihin sıfır noktasında yer alan Göbeklitepe, Karahan tepe ve Balıklıgöl diğer adıyla Halilirahman gölüne sahip olan Şanlıurfa her yönüyle tarih fışkırıyor.  7 tane müzenin bulunduğu ilimizde Arkeoloji Müzesi, Edessa Mozaik Müzesi, Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi (Mahmud Nedim Konağı), Müslüm Gürses Müzik Müzesi, Şanlıurfa Valiliği-Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi, İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi, Hacıbanlar Evi Mutfak Müzesi ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kent Müzesi (Mahmudoğlu Kulesi)  bulunuyor.


“Urfa, birçok medeniyetin birleştiği bir şehir, neden sanat sokağımız aktif değil?
“Sanat sokağı mı? Sanatçı sokağı mı? Yoksa panayır alanı yapılacak sokak mı?” diyerek sorularımıza yanıt veren Usta gazeteci Ferhat Özer duygularını şöyle aktardı, “Mesela Kültürel belediyecilik çalışmaları çerçevesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarihi Beykapısı (Bedendibi) surlarında Kültür ve Sanat sokağını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin katılımıyla açılışını gerçekleştirdi. Adı sanat sokağı olmasına rağmen yıllardır adına layık bir sokak olmayı bekleyen o sokakta beklenen çalışma bir türlü yapılmazken hem vatandaş hem de esnaf o sokak için prestijli bir çalışma yapılmasını bekliyor. Sanat sokağımız ismen var ama yeterli şekilde yapamıyoruz veya kullanamıyoruz.  “Şöyle bir örnek vereyim: Yaşadığınız şehri düşünün. O gün evden çıkıyorsunuz. Durağa giderken kaldırım kenarında oturmuş gitar çalan biri, hoş bir müzikle günaydın diyor size. Devam ediyorsunuz yolunuza. Durağa geldiniz. Durak rengârenk yapılmış ve iyi bir gün diliyor size. Sonra otobüs geliyor; binip gidiyorsunuz şehir merkezine doğru. İşte öyle bir şey.


Urfa’da kültürü, sanatı, müziği derleyen iyi isimler var ve musluğun başına onları getirmeliyiz.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı binasında bulunan Müzik Müzesi, Türkiye’nin en büyüğü! Bu müze aynı zamanda dünyadaki en büyük on müzik müzesinden biri. İçi dünyanın değişik yerlerinden getirilmiş müzik aletleri ile dolu. Kimi Kenya’daki bir dağ köyünden getirilmiş, kimi kutup bölgesindeki yerel halktan alınmış. Urfalı sanatçının kaç tane orada müzik aleti var? Müziğin dünyadaki tarihini görmek isteyen herkes bu müzeye akın ediyor. Şanlıurfa’da mezelerimiz var mı, var. Ama yeterli şekilde kullanıyor muyuz? Benim kişisel fikrim hayır kullanamıyoruz. Farklı bir örnek vereceğim. Ben gazeteciyim. Beni Kültür sanatın başına getirirseniz ben ne anlarım. Mesela sağlığın içinden gelen birini siz kalkıp Enerjiden sorumlu bakan yaparsanız o ne yapabilir. Branşı sağlık. Örnekleri çoğaltabiliriz. Doğru seçim çok önemlidir. Urfa’da kültürü, sanatı, müziği derleyen iyi isimler var. İşim yani musluğun başına onları getirmeliyiz.

“Balıklıgöl'ün UNESCO'nun kalıcı listesine gireceğine inanıyorum”
Dünyanın "en büyük doğal akvaryumu" olmasının yanı sıra önemli inanç merkezlerinin başında gelen Şanlıurfa'daki Balıklıgöl yerleşkesinin, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması için yapılan hazırlıkların son aşamaya geldi. Bu kadar çeşitli kültür hazinesi olan bir yer artık kalıcı listeye girecektir. 2019 yılında dosyalar gönderilir ve müracaat yapıldı. Balıklıgöl'ün UNESCO'nun kalıcı listesine gireceğine inanıyorum.


Ecdadın bize miras olarak bıraktığı bu yapılara bakmak görevimizdir
Şanlıurfa tarihi bir şehir, bu tarihi şehre bu bakış açısıyla yaklaşmak lazım. Mimarimizi, sokaklarımızı, evlerimizi, konaklarımızı, hanlarımızı fonksiyonlandırıp geleceğe taşımak lazım. İnsan, eski şehirde huzur buluyor, sokaklar yaşam dolu, yapılan iklimsel olarak da düşünülmüş. Ecdadın bize miras olarak bıraktığı bu yapılara bakmak da bizim için çok önemli bir görev. Her yıl bu kapsamdaki 7-10 sokağı restore edilirse ve bunun turizme önemli katkı sunacağına inanıyorum.  Sadece sokakla kalmamalı. Tarihi hanları, köprüleri, türbeleri, camileri aynı şekilde düzenlemek gerekiyor. Bu sokaklarda geçmişe yolculuk yapmayı kim istemez ki? Şanlıurfa huzur dolu bir şehir, dolayısıyla biz bu yapıları ayağa kaldırdığımızda her gün turist sayımız artacaktır.

“Şanlıurfa’yı ortalama 2 günde gezebilmeniz mümkündür.
Sembolik Yapılar, Müzeler, Doğa İçinde Gezilecek Yerler, Baraj, Mağaralar, Vadiler en önemli de Göbektitepe ama daha halen bir çok tarihi yerlerimizin restorasyonunu yapamadık. Şanlıurfa’yı ortalama 2 günde gezebilmeniz mümkündür.” dedi.

Sizce Sanat nedir?
“Sanat ve sanatçı kişiye göre değişiyor”

Özer, bu soruya bir örnek ile yanıt vererek sözlerini şu şekilde son verdi: “Sanat Nedir?” kitabının ünlü yazarı Lev Tolstoy’a göre sanatta olması gereken şey, eserin yaratıcısı ile onu algılayan kişi arasındaki duygu alışverişidir. Ayrıca Rus yazar Tolstoy, sıradan insan için sanatın güzelin ortaya çıkması olduğunu söylemiştir. En basit tanımıyla sanat, yaratıcılığın ve hayal gücünün farklı tekniklerle dışavurumudur. Ama tabii sanat nedir, sorusunu birkaç kelimeyle yanıtlamak mümkün değildir. Zira tarih boyunca sanatın ne demek olduğuyla ilgili farklı fikirler ortaya atılmıştır. Ve sanatın nasıl tanımlanabileceği asırlardır olduğu gibi aynı şekilde bugün de tartışılmaktadır” ifadelerini kullandı.


İlimizde sanata ve sanatçıya yönelik çalışmaları nasıl buluyorsunuz?
 “Türkiye ve hatta dünyaya mal olmuş çok sayıda sanatçının şehri olan ilimizde sanata ve sanatçıya yönelik ciddi bir yatırım yok.”  Diyerek sözlerine başlayan Gazeteci Rıdvan Ortakaya ise “Maalesef sanat anlayışımız siyasi çıkarlarımızla paralel. Seçim dönemlerinde sanat ve sanatseverlerin ciddi bir oy kitlesi olmadığından dolayıdır ki kentte de ona göre bir çalışma yapılıyor. Son zamanlarda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Beykapısı Mahallesi’de sanat sokağı adı altında bir sokak kurdu, ama yetersiz.

Sanat Sokağı, kursiyerlerin gölgesinden sıyrılıp daha kucaklayıcı halktan her kesimin uğrayabileceği bir alan haline getirilmeli.
Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı odunların balık, suyun da ateş olduğu iddia edilen ve Türkiye’deki en önemli inanç merkezleri arasında yer alan Balıklıgöl’ün UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması için UNESCO’nun istediği kriterlerin büyük bir kısmı hayata geçirile bilinir. İstenilen bazı kriterler başta yerel yöneticiler daha sonra da merkezi yöneticiler iş birliğiyle yapıla bilinir. Örneğin,  anıtsal sanatlar, şehir planlama veya peyzaj tasarımı gibi çalışmalarla Balıklıgöl’ün listeye girilmesi sağlana bilinir. Balıklıgöl’ü sadece turistlik yönüyle değil, uluslararası sempozyumlar yapılıp bilimsel yönüyle de tanıtmayı başarırsak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmesine kapı aralaya biliriz.

Urfa Sokakları Yeniden Hayat Buluyor projesini ben olumlu karşılıyorum
Şanlıurfa’da kent merkezine estetik bir görünüm kazandırmak için Şanlıurfa’da startı verilen ‘Tarihi Urfa Sokakları Yeniden Hayat Buluyor’ projesini ben olumlu karşılıyorum. Tabi bu çalışmalar yapılırken kentin tarihi yapısına zarar vermeyecek şekilde yapılmalı. Bu sokaklardan biri hatta birkaç sokak sanat sokağı haline getirile bilinir. Bu kapsamda sanatı tarihle buluşturduğumuzda muazzam bir atmosfer oluşacak. Hem sanat hem de tarih kente ayrı bir ivme katacağına inanıyorum” dedi.


Sizce Şanlıurfa hak ettiği yerde mi?
“Şahsen Şanlıurfa’nın şuan hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum” diyen Gazeteci Ortaya sözlerini şu şekilde tamamladı, “Çarpık kentleşmeden, trafik sorununa,  hijyenden, alt yapıya, imardan, elektrik sorununa kadar sorunlar yumağıyla karşı karşıyayız.  ‘Sanat ve sanatçı şehri Şanlıurfa’ diyoruz. Bu kadar iddialı konuşmamıza rağmen kenti bu anlamda tanıtamayıp ve bu kapsamda da ciddi çalışmalar da maalesef yok. Eğer ufak çaplı çalışmalar varsa da başta bahsettiğim sorunların gölgesinde kalıyor.  Sanat anlamında daha kalıcı daha kucaklayıcı fikirler bu kentte maalesef hayat bulmuyor. Bir türlü bitmeyen yol ve diğer sorunlar bu kentte sanatın doğmasına engel oluyor” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum