Reklam
  • Reklam
’Öğrencilerin Devlete maliyetini özel okullar düşürüyor’

'Öğrencilerin Devlete maliyetini özel okullar düşürüyor'

Özel Eğitim İşletmecisi Ömer Kapaklı, öğrencilerin devlete maliyetinin oldukça fazla olduğunu bu nedenle özel etüt merkezlerinin kapatılmasını aksine artırılması gerektiğini belirtti.

22 Şubat 2019 - 11:27

Özel etüt merkezlerinin önümüzdeki yıl kolej statüsünde eğitim vermeleri aksi halde kapanma riski ile karşı karşıya kalmaları konusunda Özel Eğitim İşletmecisi Ömer Kapaklı, gazetemize verdiği bilgilerde özel etüt merkezleri sayısının artmasının gerekliliğine vurgu yaptı.

Öğrencilerin devlete maliyetinin yüksek olduğunu bu bağlamda devletin özel okulları kapatmak yerine teşvik etmesi gerektiğini söyleyen Kapaklı, "Dört yıllık süreç içerisinde biz yine kurmuş olduğumuz özel lisemizi yine devletin belirlediği şartlar dâhilinde sürdürdük. Bizlerden bazı taahhütler istendi. Bizler de bu taahhütler doğrultusunda elimizde bulunan liseleri kolejlere çevirerek eğitim sektöründeki oluşumumuzu halen devam ettiriyoruz. Şu anda Karaköprü ilçesinde inşaatı devam eden ve 2019- 2020 eğitim öğretim sezonuna hazırladığımız bir kolejimiz ile devam ediyoruz." dedi.

Dershanelerin kapatılma sürecini nasıl yorumlarsınız?

“Şimdi dershanelerin kapatılması, temel liselerin olmasıyla birlikte, yine bir boşluk hissedildi ve bu boşlukta etüt merkezleri adı altında Türkiye genelinde faaliyete girdi. Aslında etüt merkezileri de, bir anlamda, dershanelerin farklı bir versiyonu oldu. Belki isim değişimiydi. Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bunu biliyordu. Fakat etüt merkezleri kurulurken, Milli Eğitim Bakanlığı herhangi bir müdahalede bulunmadı. Dolayısıyla etüt merkezlerini kuran ki bunların büyük bir bölümü belki yüzde 99’u öğretmenlerden oluşan belki yüzde 1’i öğretmen olmayan ve öğretmenler ile ortaklıklar yapan kişilerden oluştu.

Benim çok iyi tanıdığım ve geçen yıl kurulan bir etüt merkezi bu defa bu merkeze uygun bir masrafı oldu. Bilindiği gibi Şanlıurfa'da emlak sahipleri elindeki emlakı kişi ve kurumlara göre verdiği kiralar ve kira fiyatları ile değerlendirdiği için yüksek fiyattan tutulan bu etüt merkezi aynı zamanda iç mekânına da yüksek bir harcama yaparak eğitim öğretim vermeye başladı ve bu yıl bu merkez kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu etüt merkezi ve ülke genelinde bulunan etüt merkezi öğretmen ve yöneticileri bir anda şok yaşamış oldular.

Şimdi etüt merkezleri kapanınca sonuç olarak bitecek mi? Bu bir sonuç mudur? Bana göre sonuç elbette ki değildir. Bu defa da veliler çocuklarını ya evlerde özel derslerde ya da merdiven altı olarak tabir edilen yerlerde çocuklarının eğitim almalarını ve üniversiteye hazırlanmalarını sağlamaya çalışacaklar. Kısacası her halükarda çocuklarını merdiven altı kurulan ve hiçbir resmi dayanağı olmayan kurumlara göndermek zorunda kalacaklar.”

Eğitim Sistemi sizce nasıl olmalı?

“Aslında burada Milli Eğitim Bakanlığının yapması gereken etüt merkezleri, kapanabilir fakat çocukları bir at yarışı pozisyonundan çıkartıp Avrupa'daki bilinen gelişmiş ülkelerdeki eğitim sisteminin Türkiye'de uyarlanması ve çocuklarımızı sınav stresinden çıkartmanın yollarını aramamız gerektiğine inanıyorum. Kesin çözümün bu olduğunu biliyorum. Yoksa şu anda etüt merkezilerinin kapanmasıyla birlikte 3-5 öğretmenin bir araya gelerekten bir iki yıl içerisinde yapmış oldukları faaliyetler sonlanması elbette olacaktır.  Çünkü sadece Milli Eğitim Bakanının yapmış olduğu açıklamaya göre para cezası değil, belki bir hapis cezası da gelecektir. Yani etüt merkezleri için daha ağır yaptırımlar olabilir. Etüt merkezi adı altında farklı bir eğitim sistemine Milli Eğitim Bakanının yapmış olduğu açıklamaya bakıldığında, çok izin verileceğini de düşünmüyorum. Fakat etüt merkezi sahiplerinin benim de gördüğüm kadarıyla yine büyük bir ümitle beklediklerini ve haziran ayından sonra belki bir süre uzatma gibi az öncede belirttiğim gibi yapılan masrafları da düşününce ekonomiye Çok ciddi sekte vuracaktır ve yine birçok kişinin açıkta kalacağı öğretmeninden personeline kadar büyük bir sıkıntının önümüzde durduğu kesin.”

Şanlıurfa’nın eğitim durumu sizce neden alt seviyelerde?

“Ben bu konuyu futbola bağlamak istiyorum. 1969 yılında kurulan Şanlıurfaspor'da çok uzun süreler çeşitli başkanların döneminde yöneticilik yaptım. Oradan biliyorum ve sizlere oradan bir örnek vereyim kamuoyunun daha iyi anlaşılabilmesi için. Şimdi bizim bugün de devam eden aynı düzen bir futbolcuyu batıda oynatmak kolay fakat iyi bir golcüyü Şanlıurfa'ya getirmek gerçekten zor. Gelmiyorlar.

Yani kaliteli futbolcu, gelmiyor. Gelen de diyelim ki batının Ege'nin Akdeniz'in herhangi bir yerinde örnek veriyorum 300 bin TL alıyorsa Şanlıurfa'ya gelmek için bunun dört beş katını talep ediyorlar. Şimdi diyorlar biz oraya geldiğimizde ailemizi çoluk çocuğumuzu bırakıp yani mukavelesi bir yıl ise bir yıl iki yıl ise iki yıl bir anlamda orda hiçbir sosyal aktivite olmadan sadece futbolumuzu oynayıp fazla para kazanıp gidelim düşüncesindeler.

Nasıl ki futbolda futbolcular bunu düşünüyorsa aslında eğitim alanında da öğretmenler Şanlıurfa'ya atandığı zaman çeşitli mazeretler uydurarak kendilerini batıya nasıl gidebilirimin hesaplarını yapıyorlar. Mecburi süreleri bittiği anda da tayinlerini isteyip gidiyorlar. Ama diyelim ki batıda herhangi bir yere giden bir öğretmen o mecburiyet süreci orda sona erdiği zaman bu defa da orada kalmak için mücadele veriyorlar.

Buradan şu sonuç çıkıyor, Doğu ve Güneydoğunun makus talihi yani kadersizliği kaliteli gerçekten özverili çok az öğretmen bu bölgelerde kalıyor, diğerleri ya rapor alıyor ya da başka nedenlerle bu bölgelerden batıya doğru göç ediyorlar. Dolayısıyla eğitimin Doğu Güneydoğu anlamında bu kadar geride kalmasının en büyük nedeninin öğretmenler olduğunu söyleyebilirim.

Tabi Doğu, Güneydoğuda aşiretsel düzen feodal yapının getirmiş olduğu unsurlardan dolayı bir ailenin 9, 10 çocuğu bazen 15 çocuğu var 6 çocuğu olan en az çocuk sayısına sahip gibi görülüyor. Bugün 6 çocuk yada 5 çocuk bile olsa, o 5 çocukla ayrı ayrı ilgilenmenin ne kadar zor olduğu, birde 12 on beş çocuklu ailelerin gücünü hele ki bu çocukların adını bile hatırlayamayan ebeveynleri düşünün ne oluyor? Bu aileler çocuklarıyla ilgilenemiyor. Fakat batıda ne yapıyorlar? Hatta doğudan batıya gidenler bile aynı sisteme entegre oluyor ve uyum sağlıyorlar.

Orada 1 çocuk 2 yada bilemediniz 3 çocuk çalışan anne baba takdir edilir ki 1 ya da 2 çocukla ilgilenilmesi ayrı 15 çocukla ilgilenilmesi ayrı. Bu durumda doğu ve güneydoğunun eğitimde geri kalmasının yani anne babaya düşen görevin batıda olduğu gibi yerine getirilmemesiyle alakalıdır.”

Doğu ve batı arasındaki eğitim farkı size göre neden kaynaklanıyor?

“İstanbul'da, İzmir'de, Mersin'de, Konya'da, doğan bir çocukla bizim bu bölgedeki doğan bir çocuk arasında hiçbir fark yok. Hatta bazı örnekler görüldüğü zaman irdelendiği zaman Doğu insanının daha zeki olduğu daha pratik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Fakat bu handikaplar neyi getiriyor. Üst üste koyduğumuz zaman öğretmen sorunu çocuk çokluğu veli ve ekonomik sorunlar bu gerilemeyi Cumhuriyet tarihinden bugüne kadar kadar gelmesine neden olmuştur. Bunlar ve bunlar gibi çeşitli nedenler eğitim kalitesine etken olmuştur.

Yani doğu ve batı arasında gelişmişlik farkı neyse eğitimde de aynı şekilde olmaktadır. Bu nedenle bu mevcut düzen bu şekilde devam ettiği sürece ben Şanlıurfa başta olmak üzere doğu ve güneydoğunun eğitim kalitesinin hiçbir zaman batı standartları ölçeğinde olacağına şahsen inanmıyorum.”

Diğer ülkelerde özel eğitim durumu nasıl?

“Özel okullar kısmına gelince bu gün bakıyorsunuz Amerika'da özel okul yüzdesi yüzde 15’lere kadar ki eyaletlere göre değişiklikler gösterebiliyor. Avrupa'ya baktığımızda çeşitli ülkelerde yüzde beşlerden başlayan özel okul yoğunluğu kimi ülkelerde yüzde 10’larda, Türkiye ye geldiğimiz zaman bu oran yüzde 2 buçuk 3’lerde bazı illerde gözlenirken Şanlıurfa ya geldiğimiz zaman bu oranın daha da düştüğünü görüyoruz. Devlet önceleri özel okullara teşvik veriyordu. Bunu da kaldırdı. Ama devletin bir öğrenciye maliyeti hesaplandığında her özel okulun aslında devletin yükünü hafiflettiğini ve eğitim kalitesini o ilde daha fazla yükselttiğini görüyoruz.

Şanlıurfa'da da ebeveynlerin çocuklarının geleceği için özel okulları tercih etmeleri çocuklarının geleceği açısından daha da iyi olacaktır. Burada ekonomik durumu daha iyi olan ailelerin bundan sakındıklarını görüyoruz. Bunun yanlış bir düşünce olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü iyi eğitim gören bir çocuğumuzun ailesine çok şeyler katacağına ekonomik anlamda da çok şey katacağına inandığımı ailelerinde bilmesi gerektiğine inanıyorum.”     

 

 

Kaynak: urfadegisim.com
Bu haber 893 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Urfaspor’dan lisans açıklaması
Urfaspor’dan lisans açıklaması
Karaköprü’de hedef, ilk maçta galibiyet
Karaköprü’de hedef, ilk maçta galibiyet