Mevsimlik işçilerin acı kaderi

Mevsimlik işçilerin acı kaderi

Urfa’nın kanayan yarası mevsimlik işçileri, son günlerde yaşanan kaza ve boğulma vakaları ile tekrar gündeme oturdu. 11 Haziran’da Sivas’ta üç çocuk suda boğularak, 26 Haziran’da ise Konya’da 5’i çocuk 7 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti. Her yıl zorlu koşullarda çalışan tarım işçileri için ilimizde istihdam alanlarının oluşturulmaması nedeniyle öğrenciler eğiminden geri kalırken kimi zamanda acı olaylarla ile karşılaşıyoruz.

15 Temmuz 2020 - 11:51

TUİK verilerine göre Şanlıurfa’nın nüfusu iki milyonu geçti. Her yıl bu nüfusun %20’si mevsimlik işçi olarak farklı illere göç ediyor. Nisan ve mayıs aylarında giden işçiler, eylül ve ekim aylarında geri dönüyor. Gidip geri dönmemek terimi burada acı yönünü ortaya koyuyor ve giden işçilerin her yıl onlarcası çeşitli nedenlerden dolayı hayatını kaybediyor, yani gidip dönemiyor. Bahse konu olan nüfus yıllık olarak 400 bin ile 450 bin arasında değişiyor.
 
Yaşanan acı olaylar nedeniyle kentteki birçok kurum konu ile ilgili görüşlerini bildirdi. Yapılan basın açıklamaları ve röportajların genel talebi ise artık kanıksanmış olan bu sorunun çözüme kavuşturulması yönünde oldu.
 
Yaşadığımız şehrin  bereketli topraklarında iş bulamayan tarım işçileri ülkemizin 48 iline mevsimlik işçi olarak gittiğini kaydeden CHP Haliliye ilçe Başkanı İbrahim Halil Alagöz, “Urfa’da gerekli iş imkanları sağlamayanlar bu ölümlerin sorumlularıdır.” dedi.
 
“Böyle ölüm zülümdür”
Konya’nın Yunak ilçesinde hayatını kaybeden 5’i çocuk 7 kişi için gazetemize konuşan CHP Haliliye ilçe Başkanı İbrahim Halil Alagöz ölümlere üzüntüsünü dile getirerek, çare bulunmasını istedi. Alagöz verdiği röportajda ‘’ Urfa’dan Türkiye’nin 48 iline mevsimlik işçiler gidiyor. Yaşadığımız şehrin bereketli toprakları dururken, burada çalışma imkânı varken insanlarımızın yollarda hayatını kaybetmesi zulümdür. Bir söz vardır der ki; Ölüm var ölüm gibi, ölüm var zulüm gibi. Bana göre bu ölümler de zulümdür. Kimse küçük yaştaki çocuklarıyla birlikte evini barkını bırakıp başka illerde çalışmak için yollara düşmek istemez. Bu insanlara Urfa’da gerekli iş imkanları sağlamayanlar bu ölümlerin sorumlularıdır. Ceza hukukunda ihmal ile ölüme sebebiyet diye bir suç vardır. Ayrıca vefat edenlerin çoğunluğu çocuk ve bunlar gittiği yerlerde çalıştırılıyor veya çalıştırılmak zorunda bırakılıyor. Bu şekilde çocuk çalıştırmaya sebep olanlar ve mecbur bırakanlar da suçludur” diye konuştu.
 
“Geniş, verimli, bire on veren topraklara, büyük su kaynaklarına sahip olan, her seferinde söylenen ve dillere artık pelesenk olmuş , Harran, Suruç ve Bozova gibi büyük tarım ovalarına sahip olan bir kentin nasıl olurda dışarıya mevsimlik göç verdiğini hayretle karşılamaktayız” şeklinde bir açıklama yapan Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu  , “Bu durum böbürlenilecek bir durum olmayıp, Mezopotamya deltasına biçilmiş makus bir talihin ve ayıbın portresidir” dedi.
 
“Ayıbın portresidir”
Hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun çocuk olması nedeniyle Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu da bir basın açıklaması yaptı. Tarım işçilerine ve çocuk işçilere yönelik rakamlarda paylaşan komisyon, bölgenin tarım potansiyeline vurgu yaptı. Yapılan açıklamada ‘’ ‘Mevsimlik tarım işçiliği için Türkiye’nin her yanına; mevsimlik işçi gönderdiğini böbürlenerek aktaran siyasilere sesleniyoruz. Bu durum böbürlenilecek bir durum olmayıp, Mezopotamya deltasına biçilmiş makus bir talihin ve ayıbın portresidir, ifadelerine yer verildi.
 
Mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı zorluklara bir tepki Şanlıurfa Deva Partisi İl Başkanı Ahmet Tüysüz’den geldi. Tüysüz, “Elbet üzüleceğiz...Yas da tutalım ama kader deyip geçmeyelim.” dedi.
 
“Kader deyip geçmeyelim”
Konu ile ilgili bir açıklama da Şanlıurfa Deva Partisi İl Başkanı Ahmet Tüysüz’den geldi. İşçi göçlerinin nedenlerinin araştırılmasını ve kalıcı çözümler konusunda ısrarcı olmak gerektiğini ifade etti.  Tüysüz, göçün nedenlerinin irdelenmesi gerektiğini ifade ederek, “Elbet üzüleceğiz...Yas da tutalım ama kader deyip geçmeyelim. Eleştirmek çözüm önermemek en kolay iş... Politikalar geliştirelim insan yaşamına değer verelim bireysel, toplumsal ve kurumsal sorumlulukları da unutmayalım. Denetim görevimizi de yerine getirelim. Göçün nedenleri irdelenmeli. STK’ların saha çalışmaları ile önce rapora sonra 24.03.2010 t. 27531 s. Resmi Gazete’de yayınlanan, “Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi” konulu 2010/6 sayılı Başbakanlık Genelgeye de dikkatleri çekelim. Genelgenin hiç işletilmemesi veya eksik işletilmesi ve uygulanmasının denetlenmemesi idarenin hizmet kusurunu doğurur.  Üzülelim yas da tutalım gidenleri geri getiremeyiz ama canla ödenmiş en ağır bedellerin hiç olmazsa bazı şeyleri değiştirmeye de vesile olması lazım” dedi.
 
Yıllardır mevsimlik tarım işçileri farklı kesimlerden tepki gelse de şu ana kadar istihdam alanında büyük yatırımların yapılmadığı biliniyor.  Dışarı giden işçilerin büyük bir kısmında çalışma sigortası yok, kaldıkları çadırlarda elektrik ve su problemi yaşandığı biliniyor.
 

Kaynak: urfadeğişim
Bu haber 1002 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Karaköprü'de kurban huzur değil, rezalet getirdi
Karaköprü'de kurban huzur değil, rezalet getirdi
Tokalaşmaya virüs engeli
Tokalaşmaya virüs engeli