Reklam

Fıstık ağaçları hastalık tehlikesi yaşıyor

Şanlıurfa'da 2014 yılında tespit edilen hastalığın önüne geçmek için araştırmalarını sürdüren Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü: "Fıstığın kalitesi ve üretiminin artması ile beraber hastalıktan korunması için mutlaka aşı gözü damızlık kalem yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gerekiyor."dedi

Fıstık ağaçları hastalık tehlikesi yaşıyor
21 Temmuz 2021 - 16:21
Türkiye’de fıstık üretiminde önemli bir yere sahip olan ve yılda ortalama yaklaşık 240 bin ton fıstık üretiminin yapıldığı Şanlıurfa'daki bahçelerde artan "bakteri parazitleri" olarak bilinen fitoplazma hastalığı üreticiyi zorda bırakıyor.

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da kış mevsiminin kurak geçmesi kentteki buğday, arpa ve mercimek üreticileri kadar fıstık üreticilerini de etkiledi.

Şanlıurfa'da 1 milyon dekar alanda 35 milyonu aşkın ağaçla fıstık üretiminin yapıldığı kentte yoğun olarak görülen Fitoplazma hastalığı mevsimsel yağış azlığı ve sıcaklık nedeniyle daha fazla artış gösterdi.

Şanlıurfa genelinde fıstık ağaçlarının verimden düşmesine neden olan ve hastalığın görüldüğü bahçelerde budama yapılırken budama aletlerinin dezenfekte edilmesi, budama artıklarının alandan uzaklaştırılması, hastalıklı ağaçlardan aşı kalemlerinin alınmaması gerekiyor.

Bitki besin element eksikliği tespit edilen ağaçlara sağlıklı ağaçlardan alınacak olan aşı gözü ve gübre ile beraber sulama yapılması öneriliyor.

Sağlıklı aşı gözü kaleminin Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü arazilerinde yetiştirilen fıstık ağaçlarında bulunan aşı gözü damızlık kalem üretiminin arttırılması gerekiyor.

Şanlıurfa’da 2014 yılında tespit edilen bu hastalığın önüne geçmek, fıstık kalitesi ve üretiminin artması için mutlaka aşı gözü damızlık kalem yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini anlatan Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Ögretim Görevlisi Prof. Dr. Ertuğrul Güldür en kaliteli aşı gözünün Ceylanpınar Tarım İşletmeleri (TİGEM) bahçelerindeki fıstık ağaçlarında olduğunu vurguladı.

Önlem alınmadığı takdirde fıstık ağaçlarında görülen hastalığın daha çok yaygınlaşacağını ve fıstık ağaçlarının zamanla öleceğini ifade eden Güldür, ‘’Biz bu hastalığı Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma bölümünde 2014 yılında saptadık. 2014 yılında bu hastalığı moleküler olarak saptadığımızda etmen fitoplazma (Candidatus phytoplasma solani XII A) grubu olarak belirlendi.

Dolaysıyla bu bir hastalık. Bakteriyel bir hastalık. Neler yapıyor bu hastalık. Özellikle ağaçlarda güneye bakan yönlerde sararmalar şeklinde belirtiler gözüküyor. Daha sonra ise bu sararan yapraklar kuruyor. Bu hastalığın bir özelliği bir yıl var bir yıl yok gibidir. Şu anda yapraklarda kuruma belirtisi gösteren ağaçlarımız gelecek yıl biraz daha sağlıklı olur. Eğer iyi beslenme yapmadığımız zaman da ise gittikçe geriye doğru kurumalar biçiminde ağaçların yavaş yavaş  öldüğünü göreceğiz. Dallar kuruyacak keseceksiniz sonra da ağaç geriye doğru ölecek. Birincisi her aşıcı ortalama günde bin tane aşı yapar tam aşılama mevsimindeyiz.” dedi


“KESİNLİKLE SARARMIŞ DALLARDAN AŞI ALINMAMALI “
Güldür konuşmasına şu sözlerle devam etti “ Dolaysıyla bir bahçeye aşıcı girdiği zaman kesin kez sararmış ağaçlardan aşı gözü almayacak birinci kuralı bu. Hastalık aşı gözü ile taşınıyor. İkinci olarak da yaprak Psilla ile taşınıyor. Dolaysıyla aşı gözü sağlıklı ağaçlardan alınacak. Aşıcı arkadaşlarımıza sesleniyorum. Bu dönemde sürekli aşı yapıyorlar o nedenle de bir bahçeye girdiklerinde kesinlikle sararmakta olan ağaçlardan ve kurumakta olan ağaçlardan asla aşı gözü almasınlar. İkinci olarak da yaprak Psilla ağaçların tomurcuklanma döneminde geliyor. Esas taşıyıcı vektör olarak rol oynaması tomurcuklar açarken, tomurcuklar büyümeye başladığında kesin kez bir defa Psilla ilacı uygulamalıyız. Bu hastalığa karşı neler yapabiliriz. Bu hastalığa karşı öncelikle sertikalı, sağlıklı aşı gözü programını bu bölgede başlatmamız gerekir. Kesinlikle bir üretici geldiğinde kalemi, ağacı ne tip olduğu bilinen bir aşı gözünü veya bir fidanı alması lazım. Dolaysıyla bu bölgede mutlaka sertifikalı fidan üretimine başlamamız gerekir. Kısa sürede hızlı çözümü ise bu hastalık biz bu bölgede bütün ilçeleri inceledik en düşük yayılma oranını Ceylanpınar Tarım İşletmesindeki fıstık bahçelerinde belirledik. Dolaysıyla biz oradaki hasta ağaçları eridike edersek yani bahçeden uzaklaştırırsak, dolaysıyla kısa süreli çözüm olarak üreticilerimiz oradan aşı gözünü cüzi bir miktar ödeyerek alabilirler. “ dedi.

BU HASTALIK DEMİR ALIMINI BLOKE EDİYOR
Güldür  son sözlerini bu şeklide tamamladı. “Biz hasta ağaçlarda uygun beslenmeyi yapmazsak hastalık daha hızlı belirtiler gösterir. Genel olarak biz hastalıkları bu tür ağaçlarda tedavi edemeyiz. Sadece hastalıkları baskı altına alabiliriz. Dolaysıyla biz bitkinin büyüme hızını hastalığın gelişme hızından yukarıya çıkarırsak dolaysıyla ağacımız sağlıklı görünüm kazanacaktır. Ama her yıl hastalığın kazandığı enerjiyi biz ağaca vermezsek, ağacımız her yıl geriye doğru gidecek. Bu hastalığın özelliğinden dolayı bir yıl yok gibi gözükür ama öbür yıl daha şiddetli gelir. O nedenle mutlaka biz bu tür ağaçlarda beslenmeye dikkat edeceğiz. Diğer bir özellik ise bu hastalık genellikle demir alımını da bloke ediyor. Demirin bitki içerisinde yayılımını da bloke ediyor. Dolaysıyla biz demir işeren şelatlı gübreler verdiğimiz zaman bitkinin enerji transferine de dolayısıyla klorofil miktarının artmasına da faydalı oluyoruz. Bu nedenle de ağaçlara bu aşamada ortalama her ağaca 250 gram şelatlı demir aynı zamanda da her alacada besin elementi olarak da 300 litre suyla 1 kilogram üre gübresi verdiğimiz zaman geçici çözüm olarak bunları uygulayabiliriz.”


AŞIRI SU, AŞIRI MEYVE VERİMİ DEMEK DEĞİLDİR
Şanlıurfa’daki fıstık bahçelerinde sağlıklı aşı gözü damızlık kalem kullanılması gerektiğini anlatan Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bekir Erol Ak ‘’Genelde fıstık dediğimiz zaman dünyada çok farklı yerlerde yetiştiriliciliği yapılan bir meyve türümüz ve dünyanın her yerinde de yetiştirilemiyor. Çünkü istediği bazı ekolojik istekler var. Örneğin yazın aşırı miktarda sıcak olması, kışın yeterince soğuk olması gerekiyor. O nedenle dünyada da biz fıstık üretimi bakımından önemli bir yerdeyiz. Çünkü dünya üretimine baktığımız zaman ilk önce İran’da sonra Amerika Birleşik Devletleri kaliforniya sonra Türkiye geliyor. Şimdi son yıllarda tabi üretimin artmaya başladığını görüyoruz. Tabi fıstık üretimi arttıkça, insanların gelirleri arttıkça bu sefer farklı sorunlar da ortaya çıkmaya başladı. Özellikle bizim vurguladığımız verim artışı ile ilgili bazı faktörler vardı. Bunlardan bir tanesi bahçeler içersinde yeterince erkek yoktu. Tabi bu bilinç kazanıldı, insanlar erkek ağacın olmamasının verdiği kayıpları gördüler ve erkek ağaç aşılamaya başladılar. Sonrasında sulamanın eksikliğini gördük biz, sulama ile birlikte verimlilik arttı yalnız son zamanlarda tabi bazı yanlış sulamalarla birlikte bazı hastalıklar ortaya çıkmaya başladı. Çünkü aşırı su, aşırı meyve verimi demek değildir.

“SAĞLIKLI AŞI GÖZÜ DAĞITIMI YAPILMALI”
 Tabi bu hastalık giderilmesi lazım. Tarım Bakanlığımıza bağlı kuruluşlarda bunların mutlaka aşı kalem damızlıklarının yapılması lazım. Ben bu konuda 1997’li yıllarda kaliforniya’da yaptığım ziyarette böyle bir aşı kalem damızlığını gördüm ve buradaki arkadaşlarımıza bahsettim fakat şimdiye kadar sadece aşı kaleme alınan yani meyve istenmeyen bir bahçe oluşturulmadı. Bunu ihtiyaç hissediyoruz çünkü aşı kalemi isteği çok fazla miktarda arttı. Tabi bu şekilde olursa modern meyvecilik olacak, bu şekilde olursa sağlıklı aşı gözü dağıtımı yapılmış olacak ve bunun da mutlaka yapılması gerekiyor. Tabi bu ağaçlar zamanla zaten beslenmeyle bir takviye yapılmış olunuyor.”

 Ak “Hani insanlar hastalanıyorlar, hastalandıktan sonra iyi bir beslenme iyi bir ilaç tedavisiyle belli bir aşamaya gelebiliyorlar ama bazı hastalıklar kalıcı oluyor, bu hastalığımız buradaki bu gördüğümüz yaprakların sararması ve sararmanın da ileri aşaması kurumalar daha sonra dalın kurumasına, ağacın kurumasına kadar devam ediyor. Yani bunların önlenmesi gerekiyor en kısa zamanda biz sadece şu anda tabi vatandaşında bir sorunu, bu sorunu nasıl çözeriz diyor. Biz onlara demirli Preperatlar, azotlu Preperatlar, potasyum Preperatlar vererekten ağacı şu anda yeşil tutmaya canlandırmaya çalışıyoruz ki buda gerçekleşiyor, suyla birlikte verilecek. Daha sonrasında bu ağaçların mutlaka benim düşünceme göre işaretlenmesi ve bu ağaçlardan aşı kalemi alınmaması gerekmektedir.” İfadelerinde bulundu.

Abdulkadir Çelikcan / Urfa Değişim

YORUMLAR

  • 0 Yorum