Reklam
  • Reklam
Doktorların istifa nedeni yönetim mi?

Doktorların istifa nedeni yönetim mi?

Şanlıurfa'da doktorların istifa etmesinin nedeninin yoğunluktan değil, İl Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneler Kurumunun yönetim memnuniyetsizliğinden kaynaklandığı iddia edildi. Sağlık Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Abdulkadir Yabir ise "Bu gidişle Şanlıurfa'da doktor kalmayacak" dedi.

11 Temmuz 2019 - 08:42

Şanlıurfa'nın kangrenleşmiş ve bir türlü çözüm bulmayan sağlık sorunu, her geçen gün artıyor. Gerek hastane binalarının eksikliği gerekse doktor sayısının yetersizliği sorunların büyümesine neden olurken, hastane koridorlarında ise uzun hasta kuyruklarının oluşmasına neden oluyor. Bu nedenle hastalar hijyen sorunuyla daha sık karşılaşıyor.
Şanlıurfa'da sağlık sorunları ile ilgili yapılan açıklamalarda sürekli doktorların Şanlıurfa'da kalmak istemedikleri ve ilk fırsatta başka bölgelere gitmek istedikleri belirtiliyordu. Sorunların oluşmasında doktorlar günah keçisi olarak gösterilirken, doktorların iddialarına göre ise istifalar Sağlık İl Müdürlüğü ve Kamu Hastaneler Birliği yönetiminin memnuniyetsizliğinden kaynaklanıyor.  

Doktorların şikayeti keyfi yönetim uygulaması
Şanlıurfa'da görevli olan doktorlar, sürekli başka bölgelere gitmek için talepte bulunuyor. Taleplerinin gerçekleşmemesi durumunda birçok doktor istifa ediyor. Kentte sağlık sorununun oluşmasında doktorlar sorumlu tutulurken, doktorların şikayeti ise yönetimin keyfi uygulaması oluyor. Tepkilerini gazetemize ileten birçok Uzman Hekim, Kamu Hastaneler Birliği ve İl Sağlık Müdürlüğü yönetiminin keyfi davrandığı, 24 saat nöbet konusunda doktorlara baskı uygulandığı bu uygulamanın ise doktorların performansını düşürdüğünü iddia ettiler. 
Birçok doktor istifa etme düşüncesinde
Yönetimin günlük 120 ile 140 hastaya bakılması konusunda baskıcı davrandıklarını söyleyen doktorlar, birçok hekimin istifa ettiğini ve doktorların büyük bir kısmının ise istifa etme düşüncesinde olduklarını ve birçoğunun ise zorunlu hizmet günlerini doldurarak bir an önce Şanlıurfa’dan gitmek istediklerini kaydettiler. Günlük ortalama 100 doğumun gerçekleştiğini ve doktorların nöbet sisteminin 24 saat süresine göre ayarlanması nedeniyle anne ve bebek sağlıklarının tehlikeli boyutlara kadar ilerlediğini kaydeden doktorlar, bu konuda baskıların bir an önce sonlandırılmasını ve çalışma koşullarının normal çalışma sistemine getirilmesi gerektiğinin altını çizdiler.  

Yabir: Bu durum Şanlıurfa'yı daha kötü sonuçlara götürüyor
Konu ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Sağlık Sen Şanlıurfa Şube Başkanı Abdulkadir Yabir, Bu durumun kenti daha kötü sonuçlara götürdüğünü belirterek, "Şanlıurfa'da doktordan temizlik personeline kadar herkes mutsuz olarak görevini yapıyor. Şanlıurfa'da çalışan sağlık personelleri diğer bölgelere oranla 3-4 kat daha fazla çalışıyor. Ancak mutsuz olmalarının nedeni çalışma koşullarının çok zor olmasından kaynaklanmıyor. Bunun nedenleri idari yapılanmadan kaynaklanan sıkıntılardır. Hem Sağlık Müdürlüğünün, hem Kamu Hastaneleri Kurumu'nun, hem de hastane idarecilerinin keyfi baskıları personeller üzerinde etkindir. Çünkü aynı ortamda çalışan doktor ya da sağlık çalışanları farklı muameleye tabi tutulduklarında, insanların bu memlekette kalma istekleri ortadan kalkıyor. Bu insanlar adeta kaçarak gidiyorlar. Sağlıkçıların hemen hepsi birbirini tanıyor. Urfa'ya gelmek isteyenlerin bile önüne geçebilecek çok kötü bir propaganda malzemesi, ellerinde bulunuyor. Yani Şanlıurfa'dan giden doktorlar, gelecek olan kişilere kentimizi tavsiye etmez." dedi. 

'Doktorların Şanlıurfa'dan kaçmak istemelerinin nedeni yoğunluk değil'
Doktorların başka bölgelere gitmek istemelerinin nedeninin yoğunluk ya da Şanlıurfalılar olmadığını dile getiren Abdulkadir Yabir, "Kamu Hastaneleri Birliği ve hastane idarecilerinin kendi çalışanları arasında, kendi tercihleri dışında başka şeylere zorlama gibi bir durumla karşı karşıyayız. Kendi ortamında çalışan insanlara farklı muamele yapıldığı zaman, ister istemez o kişilerin bu memleketten gitmesi isteniliyormuş gibi bir izlenim oluyor. En son Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşadıklarımız ortada. Yaklaşık 14 uzman doktor Urfa'dan gidiyor. Bunların içinde hayati anlamda çok önemli görevleri ifa eden branşlar var. Bu arkadaşlarla görüştüğümüzde Urfa'dan gitmelerinin asıl sebebinin hasta yoğunluğu ya da Urfalılar olmadığını çok net bir şekilde görüyoruz. Bunun tek bir nedeni var, idari baskıdan kaynaklanan nedenlerdir. Maalesef son dönemde Sağlık Müdürünün göreve gelmesi ile birlikte atadığı Kamu Hastaneler Kurumu Başkanının hastanelerde bulunan şahıslara ayrı ayrı keyfi muamele yapıldığını görmekteyiz. Görüştüğümüz arkadaşlarımız bunları bize iletiyorlar. Bunun önüne geçemediğimiz sürece siz Urfa'da bin tane hastane yapsanız, 10 bin tane de doktor getirseniz 3 ay sonra bunların tamamının geriye gittiğini görürsünüz. Bunun önüne geçmenin yolu bellidir. Adalet ve Liyakati bu memlekette sağlamak zorundayız. Çalışanlara çalıştığı kadar değer vermek yerine çalıştığının hakkını vermemiz lazım. Ayrımcılık gibi zihniyetin Urfa'dan söküp atılmadan bizim bu sorunlara çözüm bulma şansımız maalesef yoktur." diye konuştu.
"Sendika olarak göreve geldiğimiz günden beri bizim iki temel hedefimiz var." diyen Yabir, "Biri vatandaşlarımızın kaliteli sağlık hizmeti alımı, bir diğeri sağlık çalışanlarının mutlu bir ortamda çalışmasını temin etmek için bütün paydaşlarımızla görüşüp bu konuda ilerleme sağlamak. Yaklaşık 7 aydır Sağlık-Sen Şube Başkanı olarak görev yapıyorum. Maalesef bu 7 aylık süre zarfında ne vatandaşımızın kaliteli bir sağlık hizmetini aldığını görüyoruz ne de sağlık çalışanları mutlu bir ortamda çalışıyor. Sağlık çalışanlarının üzerinde keyfi mobbing uygulamaları bütün hızıyla hatta artarak devam ediyor. Bunun en bariz örneğini Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görüyoruz. En bariz örneğini Mehmet Akif İnan Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görüyoruz. Bu liyakati olmayan idarecilerin hem ilçe hastanelerinde hem de Urfa'nın en büyük hastanesini idare edecek arkadaşların artmasıyla birlikte sıkıntıları her geçen gün artarak devam ediyor." şeklinde konuştu.

 'Eski zihniyetin tekrar göreve getirilmesi sağlık sisteminin kötüye gideceğinin göstergesidir'
Şanlıurfa'ya bir umut olarak gönderilen Sağlık Müdürü, maalesef geçtiğimiz 3 aylık süre zarfında görüyoruz ki sağlık sektörünü bu hale getiren eski ekibi göreve getirmekten başka bir işlem yapmıyor. Bu ikili ilişkilerden kaynaklanan zaten Urfa'nın sağlık sistemini her gün kötüye götüren bu zihniyetin, bu yapının tekrar göreve geliyor olması, Urfa'da sağlık sisteminin iyi değil kötüye gideceğinin en belirgin göstergesidir.

'Her gün kötüye doğru bir gidiş var'
Her geçen gün sağlıkta kötüye gidildiğini belirten Yabir, "Bugün Kamu Hastaneler Kurumu Başkanlığına atanan arkadaşımız, daha önce bir eğitim araştırma hastanesi başhekim yardımcısıydı. Bu hastanenin kuruluş aşamasında, bütün görevleri almış bir arkadaşımız. Eğitim Araştırma Hastanesinin maalesef durumu ortada. Bir türlü hastane kimliğine kavuşturulamamış bir hastaneden bahsediyoruz. Urfa'nın en büyük hastanesidir. Kadın Doğum ve Çocuk hastanelerinin de katılmasıyla birlikte Urfa'nın yükünü taşıyan bir hastanedir. Ama oradan ne sağlık çalışanları memnun, ne de hizmet alan vatandaşlarımız. Sağlık çalışanlarının üzerindeki mobbing baskısı, çalışanların çalışma şevkini ortadan kaldırmış. İnsanlar bir an önce Urfa'dan gitmek için her türlü yolu denemeye başlamış. Bunun önüne geçmenin tek bir yolu var, liyakatli idarecileri bir an önce göreve getirmemizdir. Bunlar yapılmadığı sürece, Urfa sağlık sistemini 1 yıl sonra da konuşmaya devam ederiz. Bu sorunları 2 yıl sonra da konuşmaya devam ederiz. Çünkü iyileşmeye yönelik en ufak bir adım görmüyoruz. Tam aksine her gün kötüye giden bir gidiş var. Kötüye gidişinin nedeni de idari baskı ve ayaklanmalardan kaynaklanan sıkıntılardır." ifadelerini kullandı.

'Sağlık personelinin yüzde 90'ı Urfa'dan gitmek ister'
Sağlık Sen Şanlıurfa Şubesi Başkanı Yabir, "Eğer siz çalışmadığı halde 2 ayda birilerine ödül olarak döner sermayeden pay verirseniz, öte yandan yan dal gibi önemli birimlerde, branşlarda çalışan insanlara bırakın ödül vermeyi hakkı olan performansı bile vermezseniz bu insanları Urfa'da tutma şansınız yoktur. Bu performansın verilmeme nedeni bu arkadaşların çalışmıyor olmasından kaynaklanmıyor. Sadece o arkadaşlara karşı güdülen bireysel husumetlerdir. Siz bu bireysel husumetleri bu şekilde devam ettirirseniz, bugün bu arkadaşlar sadece gitmekle kalmaz, ileride gelmek isteyen arkadaşların da önüne geçmiş olursunuz. Çünkü bunlar aynı zamanda gelecek olan arkadaşlar buraya gelecek olan sağlık çalışanlarının arkadaşları. Gelecek olan arkadaşlar önce tanıdığı arkadaşları 'Urfa nasıl bir yerdir, gideyim mi çalışılabilir mi' diye sorular sorar. Bu psikoloji ile bizim Urfa'dan gönderdiğimizi, insanların bu arkadaşları Urfa için referans olmasını bekleyemezsiniz. Urfa'da devlet hastanelerinde arkadaşlar çok yoğun bir tempoda çalışıyor. Biz Sağlık-Sen ailesi olarak bir anket yaptık. Arkadaşlara bu idari yapılanma devam etsin ama sizin çalışma koşullarınız çok rahatlatılsın. Ya da çalışma koşulları aynı kalsın. Bu zihniyet bu yapı değişsin. Siz günaşırı çalışın.' diye sorduğumuzda bizlere hiç şüphesiz geri dönüşlerin hepsinde yönetimin değişmesi ve gün aşırı çalışmayı bile kabul edeceklerini söyleyen sağlık çalışanlarımız var. Sağlık çalışanlarımız diyorlar ki biz burada 24 saat nöbette kalıyoruz. Bedenen çok yorulabiliriz. Ama psikolojik olarak rahatsız olmak bizleri daha kötü etkiliyor. Yarın başımıza ne gelecek ne olacak diye bir kaygıları oluşmuş durumda. İnsanların iş yükünden fazla, en çok sıkıntıları psikolojik baskıdan kaynaklanır. Bugün Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi'nde 'Urfa'nın dışında başka bir hastaneye gitmek ister misiniz?' diye sorduğumuzda burada çalışanların yüzde 90'ı dilekçelerinde gitmek istediğini belirtir." şeklinde konuştu. 
 

Kaynak: urfadegisim.com
Bu haber 730 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hastane inşaatında güvenlik endişesi
Hastane inşaatında güvenlik endişesi
Maliyetteki artış, damak tadından da vazgeçiriyor
Maliyetteki artış, damak tadından da vazgeçiriyor