''Çocukların ellerinde kalem olmalı''

Şanlıurfa Evren Sanayi bölgesinde çocuk işçiliğine yönelik yapılan bir araştırma da kentteki acı bir gerçeği ortaya koydu. Yaklaşık beş aylık bir çalışma sonucu yayımlanan rapor, çocukların eğitim, sağlık, ekonomik ve sosyal durumlarını gözler önüne serdi.

''Çocukların ellerinde kalem olmalı''
15 Kasım 2020 - 14:09

Evren Sanayi Bölgesinde çalışan çocuklarla ilgili akademik düzeyde bir araştırma yapıldı. Alanında ilk olma özelliğine sahip çalışma, Harran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans öğrencisi Aslı Tokgöz ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu, Araştırmacı Gökhan Işık tarafından yapıldı. Sanayi bölgesinde çalışan 15-17 yaş arası 70 tane çocuk ile birebir görüşülerek yapılan araştırma, çalışan çocukların eğitim, sağlık sosyal ve ekonomik durumlarını gün yüzene çıkardı.

 

Amaç: Harekete geçirmek

Şanlıurfa’da daha önce tarım sektöründe çalışan çocuklar için bazı raporlar hazırlandığını belirten Gökhan Işık ‘’Sanayi alanında çalışan çocuklara yönelik bir araştırma olmadığını fark ettiğimizde ‘neden Urfa’daki sanayi bölgesinde bir çalışma yapmıyoruz? Neden oradaki sorunları görünür kılmıyoruz’ diyerek bu çalışmayı yapmaya karar verdik. Temel amacımız dünyada yaygın olan çocuk işçiliğini gün yüzüne çıkarmaktır. Dünya genelinde milyonlarca çocuğun çalışmak zorunda olması acı bir durumdur ve ortadan kalkması devletlerarası, geniş çaplı ortak çalışmalarla mümkün olur. Bizim çalışmamızda kentimizdeki durumu açığa çıkarmak ve konuda faydalı işler yapacak kurum ve kuruluşları harekete geçirmeyi hedefliyor.’’ dedi.  

 

Her işte çalışıyorlar

Sanayi bölgesinde yapılan işlerin herkes için tehlikeli olduğunu aktaran Araştırmacı Gökhan Işık ‘’ Çocukların fiziksel, biyolojik ve yaş bakımından değerlendirdiğimizde aslında yaptıkları işlerin onlara hiç uygun olmadığını fark edebiliyoruz. İş güvenliği için azımsanmayacak düzeyde önlem alınsa da bunun yeterli olmadığı kanaatindeyiz. Yaş itibari ile hizmet alanında çalışmasını beklediğimiz çocuklar oto kaporta, oto motor, oto boya, fırın, LPG, başta olmak üzere nerdeyse her alanda çalışıyorlar. Bu işlerin çoğu ağır bir iş alanı ve muazzam derece de güç gerektiren işlerdir’’ ifadelerini kullandı.

 

Temel sebep yoksulluk

Araştırma süresinde yüzlerce çocuk ile görüşme imkanı bulduklarını ifade eden Gökhan Işık ‘’Çocuk işçiliğinin temel nedeni ve çocukları çalışmaya iten durum sosyo-ekonomik durumdur. Çalışanların ailesinin durumlarına baktığımızda yoksulluk ilk göze çarpan husustur. Zaten araştırma yaptığımız çocukların çoğu ailesine destek olmak için çalıştıklarını ifade ediyor’’ dedi.

 

İşi okula tercih ediyorlar

Kendi araştırmalarında ve benzer araştırmalarda çocukların yaşlarının büyüdükçe okuldan koparak işe sarıldığını ifade eden Gökhan Işık eğitim konusunda şunları söyledi: “Çocukların çoğu orta okuldan mezun olduktan sonra işe başladıklarını tespit ettik. İlk işe başladıklarında okulla tam ilişiğini kesmeyenler olsa da ilerleyen süreçte okulu bırakıp işe devam ediyorlar. Bizim çalışmamıza yansıyan yüzde 24 oranında okula devam eden bir çocuk oranı olsa da bu çocuklar ilerleyen yaşlarda okul ve iş arasında bir tercih yapmak zorunda kalıyor ve genel olarak işe devam etmeyi tercih ediyorlar.”

 

İşte çarpıcı detayları göz önüne seren çalışmanın sonuç raporu:

“Araştırmaya katılan çocuklar yoğun olarak 15 ile 17 yaş arasındadır. Yapılan alan araştırmasında en belirgin bulgulardan biri çocukların çok küçük yaşlarda çalışmaya başlamalarıdır. Çocuklar yoğun olarak 10 ile 13 yaş arasında çalışma hayatına dâhil olmaktadır. Bu durum da sağlık açısından ciddi tehlikelere yol açmaktadır. Çocukların erken yaşta çalışmaları bedensel gelişimlerini ve sağlıklarını olumsuz etkilemektedir.

 

Çalışmanın çocuklar üzerinde birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bunlardan biri her bireyin en temel hakkı olan eğitim hakkından mahrum kalmasıdır. Eğitim çocuğun gelecekteki yaşamını belirleyen temel alanlardan bir tanesidir. Çocukların çalışması onların iyi bir eğitim almasını engellemekte veya kısıtlamaktadır. Görüşme yapılan çocuklar arasında zorunlu eğitim çağında olup, okula devam etmeyenlerin oranı %41,1’dir. Çocukların büyük kısmı bir işte çalıştığından dolayı okula devam edememektedir.

 

Alan araştırması esnasında yapılan gözlem ve görüşmelere dayanarak çocuklar pek çok istismarla karşı karşıyadır. Çocuklar ahlaki, fiziksel, emek ve ücret istismarına maruz kalmaktadır. Çocuklar kötü çalışma koşullarında uzun saatler boyunca ve çok düşük ücretlerle güvencesiz çalışmaktadır.

Yapılan araştırmanın sonuçlarına dayanarak, çalışan çocukların sorunlarına bazı çözüm önerilerinde bulunabiliriz; Evren Sanayi Bölgesinde yılın belli dönemlerinde özellikle yaz tatillerinde yoğun bir çocuk işçi profili bulunmaktadır. Resmi olmamakla birlikte Evren Sanayi Bölgesi yaklaşık 5000-6000 civarında çocuk işçinin yer aldığı çalışma alanıdır. Yapılan çalışmada gerek anket gerekse mülakat görüşmelerine katılan çocukların çoğunluğu ekonomik nedenlerden ötürü çalışmak zorunda kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu nedenle çalışan çocukların ailelerine sağlanabilecek sosyo-ekonomik desteklerle çocuklar eğitim hayatına kazandırılabilir. Çocukların çalışmasının ekonomik nedenlerinin yanında bir de toplumsal ve kültürel nedenleri de bulunmaktadır. Yapılan araştırmada çalışan çocukların ailelerinin çocuk işçiliği  hakkında yeterince bilgiye sahip olmadığı bilinmektedir. Bu çerçevede ailelere çocuk koruma, çocuk güvenliği, çocuk hakları, çocuk işçiliği ve çalışmanın çocukları ruhsal, fiziksel sosyal olarak nasıl olumsuz etkileneceklerine dair bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu bağlamda yapılacak bu bilgilendirmeler için kamu kurum kuruluşları ve gerek ulusal gerekse uluslararası kuruluşların birlikte çalışmaları önem arz etmektedir. Evren Sanayi Bölgesinde çalışan çocukların büyük çoğunluğu sanayi bölgesine yakın mahallelerden (Direkli, Süleymaniye, Bağlarbaşı, Yavuz Sultan Selim, Sigorta, Yakubiye, Eyyübiye, Devteşti) ya da Şanlıurfa ilinin en fakir bölgelerinden gelmektedirler. Dolaysıyla yukarıda ifade edilen bilgilendirici çalışmalarının yoğun olarak bu bölgelerde yapılması daha yapılacak olacak çalışmaları daha sağlıklı kılacaktır.

 

Araştırmanın yapıldığı alan olan Evren Sanayi Bölgesinde bir toplum merkezinin yer alması; çocuklar için gerekli eğitici ve öğretici faaliyetlerinin yürütülmesi, psiko-sosyal destek çalışmalarının yapılması ve bunların sonucunda gerekli yönlendirmelerin yapılabilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Çocuklar çoğunlukla yaz aylarında sanayide çalıştıklarından ötürü, yaz okulları ile çocukların desteklenmesi ve sanatsal faaliyetlere katılımlarının teşvik edilmesi çocukların psikolojik ve sosyal gelişmelerini olumlu yönde destekleyecektir.

 

Araştırmada çalışan çocukların çalışma koşulları hakkında yapılan gözlem ve incelemelere dayanılarak çocukların zorlu çalışma koşullarında, çalışma ortamının aşırı sıcak, tozlu, gürültülü ve çocukların yaptıkları işlerin tehlikeli olduğu ve bu nedenle risk boyutunun yüksek olduğu görülmüştür. Bu bağlamda çocukların, işyerinde maruz kaldıkları duygusal ve fiziksel şiddet, uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve bu gibi kötü çalışma koşullarının iyileştirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. Devletin ilgili kurumlarının çocuk işçiliği ile ilgili yürürlükte olan ulusal ve uluslararası yasaların uygulanabilir olmasını ve gerekli denetimlerin düzenli bir şekilde yapılıyor olmasını sağlaması gerekmektedir.

 

Yaklaşık 4000 orta ve küçük ölçekli işletmenin yer aldığı Şanlıurfa Evren Sanayi Bölgesinde herhangi bir sağlık ocağının bulunmaması ve en yakın devlet hastanesinin (Balıklıgöl Devlet Hastanesi) 15 km uzaklıkta bulunması yaşanabilecek herhangi bir iş kazasına acil müdahale edilmesine engel olacaktır. Bu nedenle Evren Sanayi Bölgesi alanı içinde bir sağlık ocağının yer alması çalışanlar için hem önleyici hem de koruyucu olacaktır.

 

Her ne kadar çocuk işçiliğini önlemek amacıyla ulusal ve uluslararası çapta bazı çalışmalar ve projeler yapılıyor olsa da bunların yeterli olmadığı aşikârdır. Bu nedenle çocuk işçiliği günümüzde de küresel çapta bir sorun olmaya devam etmektedir. Zira yaşanan doğal felaketler ve insani etmenler de çocuk işçiliğinin kısır bir döngüye dönüşmesine yol açmaktadır. Çocuk işçiliğinin birçok boyutu bulunmakta ve en tehlikeli boyutu olan sanayide çalışma ile ilgili yeterli literatür bulunmamaktadır. Sanayi Bölgeleri için yeterli derece de bilgi ve araştırmanın olmaması sanayi alanlarının çocuklar için sürekli bir risk alanı olarak kalmasına neden olacaktır. Bunun da önüne geçebilmek ve nesnel verilere ulaşabilmek için daha fazla alan çalışmalarının ve araştırmalarının yapılması böylece buna dair kaynakların oluşturulması gerekmektedir.”

Bu haber 46 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum