"Cinsel istismar her yıl artıyor"

"Cinsel istismar her yıl artıyor"

Şanlıurfa Barosu tarafından geçtiğimiz yıl çocuk istismarına yönelik yapılan çalışmada kent genelinde 894 çocuk istismarı baronun kayıtlarına eklendi. Yapılan çalışmada, erkek mağduru 183 iken kız mağduru ise 711 olarak kayıtlara geçti. Avukat Halil Güneş istismarın ülkemizde had safhada olduğunu ve her geçen yıl arttığını ve bunun önüne geçmenin yolu ise eğitim, ekonomi ve kültürle olabileceğini kaydetti.

04 Eylül 2020 - 13:08

Kent merkezinde bölge avukatları tarafından sokak çocukları ile yapılan birebir röportajda 73 çocuk arasından 5’i zorla çalıştığını ifade etmiş 68’i ise kendi isteğiyle çalıştığını aktardı. Yine kent genelinde Anadolu Ajansı’nın verilerine göre Şanlıurfa çocuk gelinde sekizinci sırada bulunuyor.
 
Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Komisyon Başkanı Avukat Halil Güneş ile yaptığımız röportajda kent genelinde çocuk istismarı, çocuk gelinler ve mevsimlik olarak çalışan çocukların durumunu sorduk.
 
İşte Röportajın tamamı:
Avukat Halil Güneş röportaja çocuk tanımı yaparak şu sözlerle başladı,
“Dünya sağlık örgütüne göre ve Türk ceza kanunu Birleşmiş Miletler çocuk hakları sözleşmesine 18 yaşını doldurmamış tüm bireylere çocuk denilmektedir. Bu çerçevede çocukların bazı hakları vardır anne, babaya ilişkin hakları, devlete yönelik isteyebileceği haklar vardır. Zaten Birleşmiş Miletler çocuk hakları 5’ci maddesine göre mahkemeler, devlet organları, Yargılama organları ve anne, baba ve herkes tüm, işlemlerde çocuğun yararını üstün görmeleri gerekiyor. Çocuğun yararı her şeyden üstündür. Çocuğun yararları öyle basit hesaplara kurban edilecek basitlikte değildir. Çocuk değişirse dünya değişir toplum değişir” ifadelerini kullandı.
 
Şanlıurfa’da çalışan sokak satıcıları hakkında neler diyeceksiniz?
Güneş, kent merkezinde çocuklara yönelik yaptıkları çalışmayı anlatarak sokak satıcıları hakkında şöyle konuştu, “Biz bölge avukatları olarak, Şanlıurfa barosu çocuk hakları komisyonu olarak kendi bünyemizde bir çalışma başlattık. Şanlıurfa merkezde ki çocuk işçileri sokak satıcılarıyla bir röportaj gerçekleştirdik. 73 çocukla soru cevap şeklinde bir araştırma yaptık. Orada çıkardığımız sonuç göre 5 çocuk ailesi tarafından zorla çalıştırıldıklarını söyledi. 68 çocuk da kendi isteğiyle çalıştıklarını söyledi. Şimdi bir çocuk kendi isteğiyle ne kadar çalışabilir? Türk ceza Kanunu’na göre 15 yaşına kadar çocuğun rızasını kabul etmiyor röportaj yaptığımız çocuklar 7 ile 12 yaşlarda 18 çocuk, 13 ile 15 yaşlarında 31, 16 ile 17 yaşlarında 25 çocuk vardı şöyle bir baktığımızda çoğunluk 15 yaşın altındaydı. Buna ilişkin en büyük etken ekonomik, politikalardır. Ekonomik politika yeterli olsaydı,bölgede yeteri kadar iş ve istidam olasıydı, ebeveynler, eminim çocuklarını çalıştırmazlardı. Çocuk kendini eksik hissetmese çalışmak zorunda kalmaz budayine ekonomikpolitikanın eksik olduğunu gösteriyor. Önce ekonomi ve ekonomisi yüksek bir ülkenin, bir şehrin, eğitim seviyesi yüksek olur refah seviyesi yüksek olur! Ekonomisi yüksek olan bir kente sokakta mendil satan, kâğıt toplayan, dilenen,  çocuklara rastlayamazsınız. Bu genelde gelişmemiş ülkelerde görünen bir tablodur bizim ülkemiz gelişmiş bir ülke ama ekonomik politikalara baktığımızda maalesef bunu göremiyoruz” diye konuştu.
 
Sokak çocuklarının şikayetlerinelerdir?
Sokak satıcılığı yapan çocukların şikâyetlerinin olduğunu aktaran Güneş şöyle devam eti “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir anayasanın 2’nci maddesine göre Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk ise insanlara haklı ve adil bir şekilde davranma zorunluluğu getirilmiştir. İnsan onuruna yakışır bir şekilde muamele gölerilmesi gerekir. Belki il hıfzı sıhhasına aykırı çocuğun, çalışmaması gerekiyordur fakat zabıtaların kötü davranmaları ve fiziki müdahalede bulunmaları yanlış ve aykırı bir durumdur. Yaptığımız sokak röportajında çocuklar zabıtalardan kötü muamele ve fiziki muamele gördüklerini söylediler”
 
Çocuk hakları komisyon başkanı olarak çocukların sizden ne gibi istekleri vardı?
“Çocuklar sosyal ve kültürel alanlar istiyorlar”
Güneş sözlerine şöyle devam etti, “Şanlıurfalı çocukların bizlerden Şanlıurfalı avukat ablalarından ağabeylerinden bir takım istekleri vardı şöyle ki ,22 çocuk bizden park istediler. Bir diğer istekleri de kütüphane, spor, yüzme havuzu ve sosyal etkinlik içeren alanlar özerine isteklerdi. Genel anlamda sosyal etkinlik içeren isteklerdi etrafımıza baktığımızda diğer şehirlere göre sosyal etkinlik içeren alanlarımız çok eksik.Çocukların bu istek ve eksikliklerini gidermek amacıyla Şanlıurfa barosu olarak eğer pandemi araya girmeseydi,Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımızla görüşme sağlamak için girişimlerimiz olacaktı, müzakerelerimiz olacaktı,üzerimize her ne düşen varsa her şeyi yapacaktık ve kentimiz için iyi olan için her zaman buradayız her türlü çalışmaya da varız.” dedi.
 
Çocukların gelecekle ilgili ne gibi umutları vardı?
“Çocuklara sorduk ne hayalin var hayallerimiz yok dediler”
Güneş, birde çocukların geleceğinin aydınlanması adına bir tanımlamada bulundu “Buna şöyle bir örnek verebilirim “özgür düşüncenin ortaya yanında çıkmasının nedeni Atina’nın o dönemde refah seviyesinde yüksek olması refah seviyesi yüksek olan insanlar düşünür bizede düşünebilen insanlar lazım. Geçim derdi nasıl geçinirim derdiyle uğraşan insan, ileriye dönük düşünemez ve bu şekilde bir yere varamayız. Çocuk yaşta geçim derdini düşünüyor ve durum o kadar içler acısı ki“Çocuklara sorduk ne hayalin var hayallerimiz yok dediler” düşünün bir dünyada ve bir ülkede çocukların hayalinin olmaması ne kadar trajik ve bu bizi ciddi anlamda bizi kahretti.”
 
Çocuk istismarında Şanlıurfa bölgesinde verileriniz var mı ve Türkiye bazında ne oranda? 
Av. Halil Güneş, sözlerine Türkiye’nin en önemli problemi olan çocuk istismarı hakkında çok somut bilgiler vererek açıklamalarına devam etti,  “Toplumun kanayana yarası, çocuk istismarı! Dünya sağlık örgütüne göre çocuk istismarı 18 yaş altındaki çocukların sağlığı ve çocuğun hoş karşılamadığı her davranış istismardır. Psikolojik istismar, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar var birçok istismar şekli var bunun yanında birde ihmal vardır. Baromuz bünyesinde kent deki istismara ilişkin bir çalışmama yaptık bu raporda istismar verileri 01.02. 2019 ile 30.12.2019 Şanlıurfa’daki istismarın toplan sayısı (894) çocuk istismarı bulunmaktadır. Biz bu verilere baromuz tarafında ocas yani otomatik avukat atama sistemi var orada aldık bu çocuk istismarı mağdurlarına atanan avukat sayısına göre bu verilere ulaştık. Bunu devlet mekanizmalarında sağlayamadık bu verilere ulaşmak için Şanlıurfa emniyetine başvurduk bizlere cevap vermediler. Bizlerde bu şekilde bir istatistik çıkarmaya çalıştık. Erkek mağduru (183 ) kız mağduru ise (711) Yeri geliyor muhafazakâr bir şehiriz diyoruz ve muhafazakâr bir şehire asla yakıştırmıyoruz. “Bölgenin insanı olarak asla bu tabloyu kabul etmiyoruz Buradan Urfa barosu çocuk hakları komisyonu olarak bu köhne zihniyete ki insanlara sesleniyorum biz bu davaların her zaman takipçisi olacağız. Bu bölgede bir çocuğun tırnağı kırılsa bir parmağı kanasa biz her zaman takipçisi olacağız” sözlerine ekledi.
 
Çocuk istismarı davalarına müdahil olduğunda ne gibi girişimler ve çözümlemeler yapıyorsunuz?
Güneş sözlerine şöyle sürdürdü, “Maalesef ki cinsel çocuk istismarında Türkiye hadsafhada her yıl daha da artıyor bunun önüne geçmek eğitimle kültürle ancak geçebiliriz ama bakıyoruz Devletin bu yönde hiç bir çalışması yok. Devlet genel de bunu gizleme taraftarı bunu neden gizliyor kimden gizliyor onuda bilemiyoruz. Devletin varoluşuyla katkıda bulunacağı tek şey şeffaflıktır. Biz bazen bu davalarda müdahilliktebulunuyoruz mağdur çocukların haklarını mahkemede korumak ve savunmak için şöyle ki bizim çocuğu anne, baba, yargılama merceğinden ve aklınıza gelecek herkesten koruma yükümlüğümüz var. Birleşmiş Miletler çocuk hakları sözleşmesine göre. Biz bu davlara müdahillik talebinde bululuğumuzda suçtan zarar görme vasfımız olmadığı için ret ediliyoruz. Bizleri duruşma ve mahkeme salonlarına almıyorlar. Bunun nedeni bu dosyaları gizlemek ve cezalaştırmama politikası çerçevesinde gizli tutuluyor. Kimsenin haberi olmadan amaç bu davaların üstünü örtmek, cezalandırmadan, dosyaları kapatmak. Devletin ciddi anlamda cezalaştırmam politikası var ne avukatları, ne basın emekçileri, ne STK’ları duruşma salonlarına almıyorlar içeride ne oluyor ne dönüyor hiç kimse bilmiyor.
 
Çocuk istismarına verilen cezaları caydırıcı bulmuyor musunuz?
Çocuk istismarına verilen cezalar caydırıcı bulmuyoruz. Aslında kanunda çok güzel yazıyor 12 yıldan 18 yıldan az olmamak zaten ülkemizde kanunlar çok güzel ön görülmüş fakat kanunlar bu ülkede uygulanmıyor.Mahkemeler suçlulara bu cezaları uygulamıyor.
 
Şanlıurfa çocuk gelinler de Türkiye genelinde kaçıncı sırada?
Çocuk gelinler; bizim bölgemizde çocuk gelinlerin oranı daha fazla bunun nedeni kızların okumaması ve kızlara kendi ayakları özerinde durma imkânı verilmemesi.Buna ilişkin 14 yaşında 15 yaşında evlenen kızlar var. Bununla ilgili mecliste geçecek bir kanun vardı mağdur çocukların istismar failiyle evlendirilmesi bu olaya tüm tepkilerimizle karşı çıktık. Zihniyetle bu şekilde mağdur failiyle evlendirsen mağdurun psikolojisi travamatize olmuş yanını hiçbir sistem bunu temizleyemez bölge’de bunun yaşanmasının en büyük nedeni eğitimsizlik. Yine bir veriye göre Türkiye’de ki en çok çocuk gelinlerin Ağrıda olduğuna ilişkin. Anadolu ajansına göre Urfa 8. sırada olduğu söylenmekte.
 
“Töre cinayeti bölgemizde şuanda yaşanmıyor”
Ailelerin rızası dışında kaçan kız çocuklarına türe cinayeti uygulanıyor mu?
Kendi rızasıyla kaçan kız çocukları ailesinin rızası dışında kaçtığı için ailesi kızlarla görüşmüyor ve yalnızlaştırılıyor. Evlendikleri şahıs tarafından şiddete maruz kalıyor ve boşanmak zorunda kalıyorlar ve ortada kalıyor. Töre cinayeti bölgemizde şuanda yaşanmıyor. Bu olaylara ilişkin bundan 5veya 10 yıl önce türe cinayeti yaşanıyordu ama şuanda bununla hiç karşılaşmadık şuanda türe cinayeti yok.
 
Boşlanmalarda çocuğun velayetinde nasıl bir yol izleniyor?
Boşanan çiftler arasında çocuğun velayeti konusunda çocuğun üstün yararı kimdeyse ona veriliyor. Bunun ilgili nafaka konusu var birde mahkemenin hüküm etiği nafaka rakamları bazen çok komik olabiliyor. Örneğin 3 çocuğun velayeti anneye veriliyor ama hüküm edilen rakam 500 lira 300 lira ben şimdi Hakime sesleniyorum bununla nasıl geçinecekler. Birde bu nafakalar tahsil edilmiyor. 1 ay içinde tahsil edilmediğinde icra Mahkemesine başvuruyoruz. Mahkeme 5 ay sonrasına duruşma veriyor, 6 ay kadın hiç para almadan duruyor orda ve mahkeme buna hemen karar vermiyor. 6 ay bekliyor ve bir yıl boyunca kadın çocuklarıyla beraber aç kalıyor. Duyduğuma göre Aile Sosyal Bakanlığı boşanan kadınlara devlet destekli nafaka çalışması olacak umarız böyle bir proje biran önce hayata geçer.
 
Mevsimlik tarım işçisi çocuklar hakkında neler söyleyeceksiniz bununla ilgili bir çalışmanız var mı?
Mevsimlik tarım işçi çocuklar buna ilişkin GAP projesi var altın değerinde topraklarımız var ama Malatya’ya Ordu’ya işçi gönderiyoruz bunu yanlış tarım politikasına veriyoruz. Geçenlerde Konya’ya çalışmaya giden mevsimlik işçilerden iki çocuk hayatını kaybetti. Her sene bunlarla karşılaşıyoruz.Bunları görünce Devlet tarafından istidam yaratılmıyor mu çiftçiye destek verilmiyormu gibi sorular aklımıza geliyor.Biz büyükleri tarım arazilerinde kabul edemezken çocukları nasıl kabul edebiliriz! Çocukların yeri okular ve parklardır. Sistemin daha iyi yürümesi için ekonomik kalkınma olması lazım ekonomi seviyemiz yüksek olursa eğitim seviyemiz yükselir demokrasi ve hukuk işler. Her insanın onuruna yakışır bir şekilde yaşama hakkı vardır. Bunun yolu da düzenli politikalardan geçer buradan yetkileri görevlerine çağırıyorum lütfen çocukların, eğitimi, ekonomik, sorunlarını en aza indirilmesi için, özgürce hiçbir bireyden zarar görmeden büyümeleri için, gereken, desteğin verilmesini istiyoruz. Onlar daha iyi şartlarda büyür ve yaşarlarsa bizim ülkemiz daha çok yaşanılır bir yer olur. Çocuklar bizim geleceğimizi oluşturan bireylerdir bizim de bilinçli, eğitimli ve düşünebilen bir topluma ihtiyacımız var.” diyerek sözlerine son verdi.

Mehmet Halhalli / Urfa Değişim

Kaynak: urfadeğişim
Bu haber 1070 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Su ile hayat bulan Suruç'ta Alternatif ürünler yetiştiriliyor
Su ile hayat bulan Suruç'ta Alternatif ürünler yetiştiriliyor
Tescilli ürünlerin kenti: Şanlıurfa
Tescilli ürünlerin kenti: Şanlıurfa